“Kimsin ulan sen? Ulan bu nasıl kapı çalmaktır be? İnsan nefes alır. Defol git döverim bak seni.. Sabah sabah adamı dinden imandan çıkarmayın.”
“Merhabalar efendim. Aslında kapı çalmak gibi bir huyum yok ama iyi günümde olduğum için kapınızı çalayım dedim.”
“Hasta mısın oğlum sen? İyi günündeymiş. Şimdi iyi gününe sokarım seni. İnnasabirin… Ne var ulan ne istiyorsun?”
“Amma da agresifmişsin sen. Sol tarafından kalktığın için diyeceğim ama, asıl nedenin gece gördüğün rüya olduğunu biliyorum. Benim geliş nedenim de bu zaten.”
“Ney, ne… Nasıl?”
“Rüyanız diyorum, rüyanızı satın almaya geldim.”
“Hö?”
“Efendim ben rüya taciriyim. Hoşuma giden rüyaları satın alırım. Biraz kullandıktan sonra başkalarına satarım.”
“Ne diyon lan sen sabah sabah?”
“İstersen içerde konuşalım. Çekil bakalım kenara..”
“Hooop! Dur bakaaaahhhhh…”
“Eeeeh amma vıdı vıdı yaptın be, evini yemeyeceğim.Bak aslanım ben agresifliği sevmem. Sana dokunmam inme etkisi yapar, kasılır kalırsın öyle uyuz itler gibi. Dediğim gibi, amacım rüyanı satın almak. Şimdi üçe kadar sayacağım, kasların gevşeyecek ve hareket edebileceksin. Sakın canımı sıkacak başka hareket ve davranış içerisine girme. Seni yine parmaklar, ardından da çeker giderim. Öylece kalırsın. Otopsinde açlıktan ve susuzluktan ölmüş yazar.”
“1, 2… ve 3
Şimdi git çay yap. Çay içerek iş yapmaya bayılırım.”
…

“Bu şekilde güne başladığın için üzgünüm. Mmmm.. Çay da güzel olmuş. Aferin… Şimdi gelelim konuya. Rüyanı bana kaça satarsın?”
“Abi ne dediğini anlayamadım vallahi. Kusura bakma biraz önce sana uyku sersemliğiyle kaba da davrandım. Yoksa ben öyle bir insan değilim yani. Çok affedersin.”
“Yahu geç o konuyu. Rüyana talibim, istiyorum onu.”
“Kusura bakma abicim anlamıyorum dediğini. Rüya satılabilir bir şey değil ki nasıl satayım sana ben? Ya ben henüz uyanamadım, hala rüya görüyorum ya da…”
“Ya da delinin birine mi çattın? Deli falan değilim. Yaklaşık 4000 yıldır bu işi yapıyorum. ”
“Kaç yıl kaç? Kul euzü birrabil felak…. {Ecinniler musallat oldu sanırım.}”
“Zamana takılma ve boşuna dualarla kendini avutma. Ne gördün gece?”
“Abi ne gördüm hatırlamıyorum ki. Ben zaten hiç hatırlamam gördüğüm rüyaları.”
“Olmaz bir kısmını bari hatırla, yoksa satın alamam senden.”
“Ne gördüm ki acaba? Haa kaplumbağa vardı bir tane.”
“Evet bak hatırlamaya başladın. Ben zaten rüyanın tamamını biliyorum. Gördüğün rüya özel üretimlerden. Eee devam et..”
“Kaplumbağa vardı. Su kaplumbağası bu. Sonra.. Hımmm.. Haaa, sonra bu kaplumbağayı elime alıp masanın üstüne koyuyorum. Kaplumbağa masanın kenarına gelince önce duruyor, sonra da kendini boşluğa bırakıyor. O düşerken kendimi düşer buluyorum. Kaplumbağa ben oluyorum. Sürekli düşüyorum zemin gitgide büyüyor, yakınlaştığını ve biraz sonra çakılacağımı görüyorum.”
“Eee devam et, harika, her şeyi hatırlıyorsun..”
“Sonrasında sanırım kapı çalmasına uyandım, gerisini hatırlamıyorum.”
“Yok be gerisi de var ama neyse bana bu kadarı da yeter. Şimdi söyle bakalım rüyan için ne kadar istiyorsun?”
“Abi vallahi şu sabahın gerçekliğini düşünmekten kafam patladı. Ne bileyim al senin olsun rüya falan, ne verirsen ver.”
“Olmaz öyle şey. Şu çantadakiler yeter mi?”
“Oha!!! Burada destelerce para var abi. Gerçek mi bunlar? Benle dalga geçmiyorsun değil mi? Kamera şakası falan mı bu? Hani yakın bir arkadaşı falan ayarlıyor, senaryo yazılıyor falan..Cenk mi ayarladı yoksa? Kesin o puştun işidir bu.”
“Kes ulan zırtapoz. Ne şakası.. Yeter mi yetmez mi?”
“Pardon abi, yeter tabi. Senin olsun rüya falan. İstersen sürekli gelip alabilirsin rüyalarımı..”
“{O iş biraz zor…} Alıyorum bak rüyanı sonra pişman olma gönül rızanın olması çok önemli.”
“Al abi al nasıl alıyorsan artık. Bu para benim değil mi artık?”
“Senin senin.. Doya doya harca.. Rüya almak istersen de al bu kartım. Şimdi ver bakalım rüyamı..”
“Ahhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhh…”
“Sakin ol işim bitiyor. Az kaldı. Evvveet işte oldu.”
“Abi ne yaptın bana ya? Canım çok yandı.”
“Aslanım o kadar olacak. Bir süre baş ağrısı yaşayabilirsin ama geçer merak etme.. Neyse ben artık kalkayım.. Çay ve güzel rüya için teşekkür ederim. İyi günler..”
ÇTONK
“Alllllllllllllllllllllllaaaaaaaaaaaaaaaahh..Mnskim.. Paralara bak! Sabah sabah zengin oldum be.. O ne be paraların arasında bir not var.”
“Sevgili ahmak adam. Rüya için teşekkür ederim. Sana söylemeyi unuttuğum bir şeyi buraya yazmak istedim. Rüya alma işleminden sonra bir daha asla uyuyamıyor ve cinsellik tadamıyorsun. Kadınlara ve uykuya elveda diyebilirsin. İstediğin kadar uğraş o şey bir daha kalkmaz. Sana verdiğim kart var ya, işte o da sahteydi ama korkma paralar gerçek. Hepiniz aynısınız. Paraya satamayacağınız şey yok.”
RÜYA TACİRİ
-SON-
Yazıyla Alakasız Yazı:
Son yıllarda yaşadığım dumurların en dozajı aşmışını dün akşam yaşadım. Bankalar kapandıktan epey sonra akşam saatlerinde key ödemeleri muhabbetine kuzenimin hesabına bakmak için bankaya gittik. Banka kartı olanlar gün beklemeksizin paralarını bankamatikten çekebiliyorlarmış. Biz de bankamatik sırasına girdik. Lakin akşamın sakinliğine tezat olacak şekilde, orda da kuyruk almış başını gitmiş. Neyse sıraya girip, beklemeye başladık. Epeyce bekledik, çünkü sistem resmen kendinden geçmiş. Sıra gayet yavaş ilerliyor. Ama biz kuzenimle geyiğin kıçını tekmeliyoruz. Önümüzde de 35-38 yaşları arasında olduğunu tahmin ettiğim, iyi giyimli birisi var. Neyse efendim yaklaşık 1 saat sonunda beklediği sürenin her dakikasında oflayıp puflayan, “Makine vermiyor muymuş?”,”Makine çalışmıyor mu?” gibi sorular soran bu adama sıra geldi. Geldi gelmesine ama adam makinenin başına geçince duraksadı. Makinenin orasına baktı, burasına baktı ve sonra beni öldüren, öldürmekle kalmayıp cesedime nekrofili tatlar tattıran o yıkıcı, elzem veren lafını etti ve kenara çekildi:
“LAN BU MAKİNE KARTLIYMIŞ.”
Oracıkta süblimleştim.
@ekubio: Ühühühü böyle içli konuşma beni de ağlatacaksın. :razz: @şafako: Blograzzi foruma şimdi bu konu üzerine bir şeyler karala(n)dı(m). :smile: ...
Nucro'da okudum, youtube www.youtube.tr veya youtube.com.tr açılacakmış ve hassas olduğumuz konuda ki vidyolar gönderilmeyecekmiş (PKK, ATATÜRK vs)