Konum > Anasayfa / Archive: Ağustos 2008

| RSS

Boney M

31 Ağustos 2008 | 14 Yorum | Kategori: izlencekşey

Bir varmış bir yokmuş.. Çok eskiden üçü bayan, biri uzaylıdan olmak üzere dört kişilik bir müzik grubu varmış. Grubun bayan üyeleri güzellik açısından pek iç açıcı değilken, uzaylı elemanımız ise Elvis kıyafetleri giyen, kocaman saçı ve ilginç danslarıyla ortam maymunu konumunda biriymiş. Ama gelin görün ki bu dörtlü harikulade şarkılarıyla 70′li yıllarda dünyayı kasıp kavurmuşlar efendim. Öyle ki, yıllar geçmesine rağmen şarkıları hala popülerliğini koruyor. Öyle ki şimdi duyacağınız her şarkıyı “Aaa ben bu şarkıyı biliyorum” diyeceksiniz. 

Almanya menşeli bu grubun adı Boney M. 1970′lerde Bobby Farrel, Liz Mitchell, Marcia Barrett ve Clauida Barry‘den oluşan disko, pop müzik grubu. Grubun üyeleri sonraları değişmiş olsa da müzik tarihine simli harflerle çok sayıda şarkı kazandırdılar. Bunlardan biri  Rus efsane *Rasputin‘i anlatan aynı adlı şarkısı elbette. Sürekli dinlemekten sıkılmanızın zor olduğu şarkılardan. Televizyon ekranlarımızın tatil keyfi tadındaki programlarında sürekli çalan bir şarkıdır. Ya da Türk filmlerinde Uludağ’daki kayak sahnelerinde…

Etiketler: , , , , , , ,

Kasarım dünyası [2]

29 Ağustos 2008 | 13 Yorum | Kategori: Gözbiti

Kasarım tasarım işlerini epeydir paylaşmıyordum. CWG Design adlı sitede çok sayıda tasarımcının güzide işleri sergileniyor. İşte hoşuma giden bazıları:

So Fell Autumn Rain

26 Ağustos 2008 | 9 Yorum | Kategori: Sav, izlencekşey

Öğrencilik yıllarımın son demlerindeki ev arkadaşlarımla zamanın sayısız anını iğfal edip, eğlenceli anılar silsilesine katmıştık. Mesela tuvalete kocaman bomboş bir karton asmıştık, yanına da bir kalem. Tuvalete giren herkes oraya istediğini karalıyor, yazıyor çiziyordu.. Gizlimiz saklımız orada kelimelere, karikatürlere dönüşüyordu. Ne geyikler çevrilir, ne edepsizlikler, ne atışmalar yapardık orada. Birbirimizi acımasızca piç ederdik. Bu icat yüzünden kenefe giren herkes olayları hatırladığı için mevzular yenilenir, tekrar tekrar uzar giderdi..  Misafir popolar, kenefteki açık görüş günlerinde bir güzel eğlenirlerdi. Kendimizi elaleme madara ederdik anlayacağınız. Keşke saklasaymışız o kartonları..

O zamanlarda dinlediğim şarkılardan biri ev arkadaşım Coro’nun hoşuna gitmiş; arada bir çaldırıp duruyordu. Şarkı Lake of Tears adlı grubun en bilindik şarkılarından So Fell Autumn Rain. Tabi bizim Coro, şarkının adını biraz farklı telafuz ederek, heladaki eğlenceliğimize bir nebze olsun katkı sağlamıştı:

SoFolOtrumReyn :lol:

İşte o şarkı:

Audio clip: Adobe Flash Player (version 9 or above) is required to play this audio clip. Download the latest version here. You also need to have JavaScript enabled in your browser.

Arkadaşım Coro ve deviantart sayfası..

(özledim hergeleyi, o günleri..)

Yazıyla Alakasız Yazı:

Daha önceki şu yazımda EATPES adlı siteden bahsetmiştim. Başarılı ve eğlenceli stop motion işlere imza atıyorlar. İşte sonuncusu:

Etiketler: , , , , , , , ,

Youtube açıldı..

24 Ağustos 2008 | 11 Yorum | Kategori: Neidüğübelirsiz

Ve en sonunda youtube ayıbı da son buldu. Dün dailymotion‘ın açılmasına sevinirken bugün de youtube’ın açıldığını öğrendim. Yalnız siteye girdiğinizde hala erişim yasak yazısını görebilirsiniz, çünkü yasağın son bulması neticesinde tüm Türkiye’de DNSlerin güncellemesi gerekiyormuş. Tamamen açılması 24 saat ile 72 saat arası sürecekmiş. 

Ahanda ben şu alttakilerin yalancısı oldum.

İsterseniz kaynak1kaynak2 ve kaynak3‘ü de okuyabilirsiniz.

Bu nitelikteki sansür ayıplarının tekrar yinelenmemesi dileğiyle.. (Zihniyet değişmedikçe zor.)

Etiketler: , , , , , , , , , ,

Sevinçliyiz hepimiz..

23 Ağustos 2008 | 8 Yorum | Kategori: izlencekşey

Sabah sabah keyiflendim, çocuklar gibi şen oldum yahu. Dailymotion açılmış efendim. Bir daha sansürlenmemesi umuduyla hemen sevinç videolarımı patlatıyorum. İlki Finlandiyalı müzik grubu Loituma‘nın ünlü Leva’s Polka’sı:

İkinci videomuz ise Billy Joel‘in tamirci çırağı tadındaki Uptown Girl. Seviyorum bu şarkıyı..

 

Etiketler: , , , , ,

Kenefteki Empire

22 Ağustos 2008 | 12 Yorum | Kategori: sifon

Bu kategori altında henüz çok az yazı var farkındayım. Zor bir kategori açmışım sanırım.. Kenefte okumaktan haz aldığım şeylerin başında Empire adlı sinema dergisi geliyor. Bu sayısıyla beni hazzın doruklarında gezdirmeyi başardı. Hem çok iyi 2 DVD hediyesi var, hem de bir ton bilgi.. Daha ne olsun? Verdiği DVD filmlerde öyle kıytırık 874583456.sınıf filmler değil. (Mübalağ sayımda sınır yok. :razz: ) Mesela bu ayın filmleri şunlardı:

  • TESTERE
  • OTOMATİK PORTAKAL
  • DÖNÜŞ
  • BÜYÜK LEBOWSKI
  • PARAMPARÇA AŞKLAR KÖPEKLER
  • YARATIK
  • MİLYONLUK BEBEK
  • 28 GÜN SONRA
  • EFSANE ADAM

Gelelim derginin tuvalette okuduğum ilk kısmı olan ”Dünya Sinema Turu-4: Avustralya” adlı yazıya. Görülmesi gereken 10 Avustralya yapımı filmi kronolojik olarak saymışlar:

  1. Gezinme (WALKABOUT,1971) İzlemedim.
  2. Picnic At Hanging Rock (1975) İzlemedim.
  3. Yol Savaşcısı (MAD MAX 2, 1981) Serinin fanlarından biriyim. Zibilyar kez izledim.
  4. Dans Ve Aşk (STRICTLY BALLROOM, 1992) İzlemedim.
  5. Piyano (THE PIANO, 1993) İzledim.
  6. Kasap (CHOPPER, 2000) İzledim.
  7. Çit (RABBIT-PROOF FENCE, 2002) İzlemedim.
  8. Ned Kelly (2003) İzlemedim.        
  9. Kanlı Teklif (THE PROPOSITION, 2005) İzlemem mi yaa.. Hem western, hem arkasında Nick Cave var.
  10. Jindabyne (2006) İzlemedim. 

Neredeyse yarı yarıya bir sonuç çıktı. Bu açığı katırımın sınırları doğrultusunda en kısa zamanda gidermeyi planlıyorum.

Dergide geçen ve benim de uzun zamandır merakla beklediğim iki filmi katırın sırtında indirdim. (Ama henüz izlemedim.) İlk filmin orjinal adı 99 Francs, her zaman olduğu gibi büyük çeviri başarımızla ismi 9.90 YTL. gibi abuklaştırabilmeyi başarmışız. Filme yönelik derginin yorumu şöyle:

FİLMİN EN BÜYÜK TALİHSİZLİĞİ DÖVÜŞ KLUBÜ VE KOŞ LOLA KOŞ’TAN ON YIL GEÇMESİ GALİBA…

Eğer ki 99 Francs’dan bu iki filme benzer tatlar alacaksak hiç kaçmaz diyorum.

Beklediğim bir diğer film ise Bob Dylan üstadımızı anlatan  I’m Not There ( Beni Orada Arama) idi. Bob Dylan’ı altı farklı kişi canlandırıyor. Hatta oyunculardan biri zenci, diğeri ise kadın. Hah bir de Batman: The Dark Knight‘daki rolüyle göz dolduran toprağı bol olasıca Ledger de var.

Christian Bale, Cate Blanchett, Marcus Carl Franklin, Richard Gere, Heath Ledger, Ben Wishaw.

Bu yazı tam tuvalet yazısı gibi oldu sanırım. Detaylara girmeden kısa kısa.. Filmleri izleyeyim hele, detaylara o zaman girerim.

Tuvaletteki işimin bitmesine az kalmışken daha önce okumuş olduğum TOP10 sayfasına yeniden uçuş yapıverdim. Bu sayıda Stan Winston‘ın yaratıkları üzerinde durmuşlar. Kim bu Stan Winston? Kendisi Hollywood’un en ünlü karakter tasarımcısı, efekt süpervisörü, makyaj tasarımcısı idi. (2008 yılında öldü.) Dergi, TOP 10′da onun mahlukatlarını sıralamış:

  1. THE TERMINATOR (Yokedici, 1984)
  2. ALIENS (Yaratıklar, 1986)
  3. T-1000 (TERMINATOR 2)
  4. EDWARD SCISSORHANDS (Makas Eller)
  5. T-REX (Jurassic Park, 1993)
  6. GARGOYLES (Gargoyllar, 1972)
  7. MUMYA (The Monster Squad, 1987)
  8. KOTHOGA (Kalıntı-The Relic, 1997)
  9. AVCI (Av-PREDATOR, 1987)
  10. KABAK KAFA (PUMPKINHEAD, 1988)  

Dergide daha Guy Ritchie röportajı, Orson Welles‘in (Yurttaş Kane) hikayesi ve okunası ve yarılası bir Rob Schneider söyleşisi var ki cabasından söz etmiyorum bile.

Kenefte işim bitti kalktım.

[Resmen derginin reklamını yaptım yahu. Bu arada ay sonu geldi çattı, almak isteyenler elini çabuk tutsun.]

 

Yazıyla Alakasız Yazı:

Bugünün yazıyla alakasız yazısını aydan atlayan kedi‘nin şu leziz yazısını okuduktan sonra, altında yorum olarak bulabilirsiniz.  

@Aydan atlayan kedi

“Sen bakma, çünkü sen kazana düştün.” =) 

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , ,
BZCVHR: 1 2 3 İleri