Konum > Anasayfa / Archive: Kasım 2008

| RSS

Innuendo

29 Kasım 2008 | 11 Yorum | Kategori: izlencekşey

Hedef Türkiye-2 yazısını yazmadan evvel bir-iki yazı soluk alalım istedim. Efendim bugün gözünüze, kulaklarınıza, beyninize ziyafet olarak gördüğüm, bilenlerin açgözlülükle tekrar yutacağı, bilmeyenlerin ise haliyle yeni tadacağı bir lezzet. Freddie Mercury‘nin ölümünden 20 gün önce piyasaya çıkan ve en iyi Queen albümü olarak gördüğüm Innuendo albümündeki aynı adlı o muhteşem parçasının, o muhteşem video klibi. “Bohemian Rhapsody” aşmışlığı bu şarkıda da mevcut. Parça ürkütücü davul partisyonlarıyla başlıyor. Altı küsür dakikalık şarkının orta kısmı ise en sevdiğim kısmıdır. Çünkü içinde Yes grubunun gitaristi Steve Howe‘un klasik gitarla çaldığı öyle bir flamenko solosu var ki beni benden alır. Zaten bu solo için çok şey söyleniyor. Şöyle ki bu soloda, “Ver Ix Choo 26″ adında gizli bir mesajın olduğu söylenmekte. Şuradan edindiğim bilgiye göre bu aslında bir gitar ölçüsüymüş. (Emin değilim, bilgisi olan aydınlatırsa sevinirim.) Bu kısımları dinlerken sanki iki gitar sesi, iki farklı melodi duyarmışsınız gibi gelir. Oysaki bu tek gitarla yapılan bir aşkınlıktır. Şarkının elektro solo lezzetleri ise Queen gitaristi Brian May‘e aittir.

Şarkıyı baştan sona dinlemeden gideni kızarmış yeşil domatesler kovalasın. İşte inanılmaz şarkı ve video klibi:

Etiketler: , , , , , , , , ,

Hedef Türkiye-1

28 Kasım 2008 | 17 Yorum | Kategori: Sav, izlencekşey

26 yaşında profesör olan “Türk Aynştaynı” olarak tanınan Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu‘nun “Hedef Türkiye” kitabından beğendiğim bir kısım:

Oktay Sinanoğlu-Hedef Türkiye- Sayfa 72-74, Ek-4

İngilizce Öğrenmenin Yolu

Kimse buna “görüş” falan demeye yeltenmesin! Şimdi size uluslararası çok önemli, önemli ne demek, hayati bir gerçeği bir kez daha söyleyeceğim:

Kişinin mesleğine göre değişen, ona göre gereken bir yabancı dili, o mesleğe yetecek tarzda öğrenmesi çok faydalıdır. Peki, böyle bir yabancı dili öğrenmenin en kestirme, en iktisadi, en doğru yolu nedir?

Kendi aklının kendisi sahibi olan, yani Uganda, Filipinler gibi sömürgeleşmemiş tüm dünya ülkelerinde yabancı diller gece veya yaz kurslarında, görsel-işitsel dil laboratuvarlarında, okullarda ayrı yabancı dil derslerinde öğretilir ve gayet iyi sonuç alınır.

Avrupa’sı olsun, Asya’sı, Güney Amerika’sı olsun, yabancıların oyunlarına gelmemiş hiçbir ülkede yabancı dil öğretiyoruz diye ülkenin dilini kaldırıp atıp da okullarda çeşitli dersleri yabancı bir dilde yapmak şeklinde bir yabancı dil öğretme şekli yoktur. Her yerde bu yabancı dil eğitimi yerine yabancı dille eğitim bir ülkeye, bir ulusa yapılabilecek en büyük hainlik, en büyük alçaklık ve bir insanlık suçu olan “kültürel soykırım” sayılır. Dolayısıyla her bağımsız, her şerefli ülkede yabancı dille eğitim, o ülkenin anayasasına aykırıdır, bu konuda hiçbir taviz vermez.

“Ülkesinin yüksek istikbalini korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı dillerin boyunduruğundan kurtarmalıdır.”

Gazi Mustafa Kemal

Etiketler: , , , , ,

Kedim’sis

25 Kasım 2008 | 12 Yorum | Kategori: Sav

Güneşin doğmasına ramak kalmış saatlerin karanlığında camı açan adam dışarıyı seyretmeye koyuldu. Gece yağan yağmur yolları canlandırmıştı. Toprağın suyu yutma sesinden başka bir ses duyulmuyordu. Dışarısı bozbulanık bir sisle kaplıydı. Birkaç bina sonrası dünyadan silinmiş izlenimi uyandırıyordu. Adam dünyanın sonu orası diye düşündü. Bir sigara yakarak bu büyülü ortama dumanıyla katkı sağladı. Sonra ıssızlığa ve soğuk havaya şaşarak kedileri, köpekleri düşündü. Nerede olduklarını düşündü. Nerede uyuduklarını… Oysaki gece onların olurdu hep, yollar onların. Bütün gece yanında yatan kedisine dönüp baktı. Huzurlu bir şekilde uyuyordu. Dönüp sigarasından bir fırt daha çekti. Dünyanın sonu giderek ona doğru yaklaşmaya başladı. Ortalık iyiden iyiye grileşiyordu. Adam içeriden kulaklarına süzülen müziği hissetti.

Audio clip: Adobe Flash Player (version 9 or above) is required to play this audio clip. Download the latest version here. You also need to have JavaScript enabled in your browser.

Buna benzer bir anı yaşamış olduğunu hatırladı. Yine böyle camın kenarında sigarasını tüttürüyordu. Ve yine Jefferson Airplane‘in aynı albümünü dinliyordu. Ama aynı şarkıyı değil. Tekrar arkasına dönüp kedisine baktı. O anda biricik kedisi de gözlerini açtı. Ona bakıp “seni seviyorum” dedi. Tekrar uykuya dalan kedisine aval aval baktı adam. Dışarıya dönüp sigarasından son bir fırt daha çekti. Grilik onu kucaklamaya başlamıştı. Bütün gece kedisiyle sevişen adam kendini dünyanın sonundan aşağıya bırakırken dudakları kıpırdıyordu:

“Ben de seni seviyorum.”

Etiketler: , , , , , ,

Görsel yamultma

23 Kasım 2008 | 11 Yorum | Kategori: Gözbiti

Yazacağım sevişgen cümlelerden oluşan yazılar beynimde fink atıyor ama buzcevheri konsepti gereğince bir iki yazıdan sonra aralara görsel sıkıştırma isteğim de kabarmıyor değil. Sırası gelene yol verelim o zaman.

Kaynak: curiosidadesnanet

Etiketler: , , , , , , ,

Cevher-i Musiki

20 Kasım 2008 | 40 Yorum | Kategori: Tüylüsolucan, izlencekşey

Bu aralar düzenli aralıklarla yazıyorum sanırım. Periyodunu şaşırmış buzcevheri görünümünden uzaktayım. Dijital uzaya salıyorum görselleri, kelimeleri, sesleri. Birçoğu zamanı gelince yok olacak, yitip gidecek ama  biz tüketiciler buna izin vermeyip anında yok edebilme başarısını zaten göstereceğiz. Zamanın hakkı olan kısmı dahi ona sunmuyoruz. “Babayı alsın o” diyoruz. Alsın elbette. O da bize öyle diyor zaten. Kocaman, sesli bir NAH oluyor yüzümüze şaklayan.

Hazır zamandan ve dijital tüketimden bahsetmişken bugün sizlere çok leziz bir kıyak yapacağım. Kendi arşivimde bulunan ellili-altmışlı yıllara ait inanılmaz, dehşet, komik, eğlenceli, harika, enfes, güzel, mükemmel vs. şarkılardan oluşan yüz küsür lezzeti iki bölüm halinde rapidshare yerleşkesine yükledim. Hayatımda ilk kez bir yere bir şeyler yükledim. Linklerde bir problem olursa amuda dikilip, bir çığlık atmanız yeterli. Hemen düzeltmeye çalışırım. İndirmemeniz sizin aleyhinize olacaktır. Çünkü bu enfes koleksiyonu zamanın da dediği gibi NAH bulursunuz. Zaten ilk bölümü indirip dinledikten sonra ben müzikten anlarım diyen kitle ikinci bölümü yağmalayacaktır. Eee daha ne duruyorsun?

Etiketler: , , , , , , , , , , , , ,

Hayvansal Muhabbetler

19 Kasım 2008 | 26 Yorum | Kategori: Sav

HAYVAN HAYVAN

-Lan şu kuş var ya yalancı. Zaten gagasını da sevmedim. Gagasından yalan damlıyor gibi. Kanat çırpışları da ayrı bir temkinsizlik duygusu yayıyor.

-Harbi lan. Baksana şuna, insanlara ne de uysal davranıyor.

-Evet bunun dedesi de posta güverciniymiş. Elisapanlılara hizmet edermiş.

-Vay şerefsiz vay.

-Oğlum kuzen Ebabiller gibi taş yağdıracağımız günler de gelecek kafalarına. Az kaldı… Führer Gamlı Baykuş’un dediği gibi “Elisapanlıların tarlalarına saldırmak, savaşın tohumlarını ekmektir.”

Etiketler: , , , ,
BZCVHR: 1 2 3 İleri
arasıra (Yanlış), ara sıra (Doğru)

dilimdilim