Al takkeli gacı



Yazıyla Alakasız Yazı:
Eskiden ayak şeklinde tahtadan yapılmış ve üzerinde isim yazan anahtarlıklar vardı. Daha sonra rapido ile pirince isim yazıldı. Renkli sıvıyla dolu küçük cam tüplere konulan bu muazzam fikir ürünü pirinç tanesi, kolye misali boyunlarda taşındı. Bu dediklerimin her ikisini de anlarım. İkisi de değişik ve ilginç şeyler klansmanında. Ama gelin görün son bir senedir gözüme takılan buna benzer bir takı olayı var ki evlere şenlik. Bayanların boynunda gördüğüm isimlerinin yazılı olduğu altın kolyeler. Bu nasıl bir mantık, nasıl bir zihniyettir. İnsan isminin yazılı olduğu bir şeyi neden boynunda taşır? Benim bildiğim o tarz şeyler en güzel hayvanlara yakışır. Ne zaman karşılaşsam her defasında orada yazılı olanı okumaya çalıştığımı farkettim. “Ulan sende de hiç Gizem tipi yok vallahi, daha çok Kezbanvari gördüm seni” şeklinde gidip geldiğim çok olmuştur. Sadede gelirsek bu kadar aptalca bir moda olamaz. Bu arada unutmadan eskiden de bileğe takılan isimli künyeler vardı. Hoş eminim hala vardır o da. Ama şu kolye olayına uyuzum. Takanların IQ’sunu okuyorum vallahi. (Burayı sürekli okuyan arkadaşlar arasında bu nesneyi takan varsa vallahi hiç acımam sözüm meclisten içeri.)

























22 Ekim 2008 saat 03:01
ııyykkk ben hiç sevmiyorum onları.. bana biraz kıro işi geliyor… neden bilmiyorum ama öyle geliyor
PS: kıro mıro ama ben telefon numaramı asacam boynuma.. o daha çok işe yarar :PpP
22 Ekim 2008 saat 05:04
bir de daha da vahimi dovme yaparak isimlerini kazitanlar vardir derilerine…
22 Ekim 2008 saat 08:02
hahahaaa
benim de var o kolyeden hem de gümüş..en sevdiğim takılardan evet evet ismimi unutmamak için
22 Ekim 2008 saat 08:14
Ehehe benim de küçükken altın künyem vardı
İlk ve tek sarı altın takım. Hala duruyordur kesin, alıp taksam mı madem gene modaymış
22 Ekim 2008 saat 08:26
Cidden yahu insan neden adının yazılı olduğu kolye ve künyeyi takar? Bir de kendi adlarını kollarına dövme yaptıranlar var
Peki onlara ne diyorsun?
22 Ekim 2008 saat 08:51
evet künye olayı bende de wardı küçükken..
modaydı heralde o zamanlar ki aileler çocuklarına alıp takıyolardı..
22 Ekim 2008 saat 09:31
Benim sık sık gözüme takılan anlam veremediğim takılardan biri aslında. Özellikle yeni tanıştığım kişilerde daha fazla dikkatimi çekiyor. Kimliğimi alnıma yapıştırasım geliyor. Geçenlerde başıma gelen bir olayı da anlatmadan edemeyeceğim. Tasmasında Gizem yazan bir bayan iş görüşmesi geldiğinde gayet zevzek bir şekilde isminiz Gizem’di değil mi? diye sorma gafletinde bulundum. “Hayır Selin ben” dediğinde ben ne cevap vereceğimi bilemedim!!!
22 Ekim 2008 saat 15:16
bende her gördüğümde okumaya çabalıyorum, ister istemez yakınlaşıyorum böyle kafamı eğiyorum falan bir gün yanlış anlaşılıp ismini boynunda taşıyan bir yaşam formundan “terbiyesiz” damgası yiyeceğim ve bunu etraftaki normal yaşam formları duyacak ve bana karşı yargısız infaz eyleyerek “terbiyesiz” damgası vuracaklar. Hayattan tek korkum budur
Bende sarışın bir kızımızda görmüştüm boynunda ismi yazıyor okudum isim hiç sarışın ismi değil. Ben “burcu,pınar,serap,şule,şeyma…” bekliyordum yani beklerdim yazan isim “Nuriş” idi. Bilmiyorum Nuriye’nin kısaltılmışı mı yoksa Nuriş diye isim mi var…
22 Ekim 2008 saat 17:54
O tipten isim okuma olayı bende de çok oluyordu. Hatta eskiden binadan camı açar, gözüme aşağıdan bi adam kestirir “Hamza tipi var bunda” derdim mesela. Bağırırdım, ondan sonra bakıp bakmamasına göre tahminimin sağlamasını yapardım
22 Ekim 2008 saat 19:43
Haddim olmadan söylüyorum ki tasma gibi duruyo cidden ve yine haddimolmayarak soruyorum ki neden süheyle
23 Ekim 2008 saat 09:08
Harika bir hikaye olmuş hocam. Çıkarılacak dersler mevcuttur.
23 Ekim 2008 saat 12:08
Yahu o değil de ben kocasının adını takan bayan görmüştüm. Tam tasma gibi olmuş. Kaybolduğunda sahibine teslim edin hesabı…
23 Ekim 2008 saat 16:47
küçükken almadılar bana öyle künyeler kolyeler cart curtlar.. niye almadılar ki? kırıldım la
30 Ekim 2008 saat 17:27
hayır bir şey değil aynada bakınca ters okunuyor diye insan tersten yazdırır ki düzgünce bakasın kendi kendine hayran hayran ahhhh evet aysel olan o benim işte diye iç geçire geçire…
ama düz yazarsan kolyeni mutlaka bir sevgili edinmen gerekiyor… bastır göğsüne sevgilinin alnını bastır bastır iyice izi çıksın kolyenin ve gidip baksın aynada nasılda “alnına yazılmış”sın
hahhahahah lam kendim düşündüm kendim güldüm yine manyamaya başladım ama kardeşim ben mi yapıp da taktım kolyeyi bunların koynuna bana ne be… güleceğim işte…
(bu arada altın gümüş işleriyle uğraşan işçi kardeşlerimin geçmiş bayramlarını da en içten dileklerimle kutlarım ekmekleriyle oynamak gibi bir niyetimiz yok)
31 Ekim 2008 saat 07:22
aslında sadece isim değil soyisim telefon ve adres de yazılmalı. kaybolunca bulsunlar diye
01 Kasım 2008 saat 19:29
Öyle bir kolyeyi takan birini tanıyor numarası yapıp belli bir yere kadar bir güzel otlatabilirim diye düşünüyorum, tehlikeli şeyler aslında, yok benim almam da, hediye falan eden olursa da takmam zaten öyle bir hediye ile gelen arkadaşım olamaz kendimden tiksinirim la
ne öyle kendi kendini etiketler gibi.
Zavallı noyel baba
05 Kasım 2008 saat 15:04
@Pucca:
@Biraz: Embesillik sınırı
@işitme kaybı:
@La santa roja: Bir dönemin rezil ebeveyn modası işte.
@aydan atlayan kedi: Dövmeyle adam asmaca oynayalım.
@shakacos: Kaka moda
@Zafer Karkaç: Hocam yaşadığınız olay inanılması güç evlere şenlik bir dumur olmuş.
@Kriptograf: Terbiyesiz insan. =) NURİŞ nedir yahu?
@deliprofesör: Ben de HURŞİT diye bağırırdım hep. Dönüp bakan olmadı hiç.
@Merve(mj*): Googleda en komik olanını arıyordum. Sonra bunların hepsi bir ha süheyla ha nalan hepsi komik zaten deyip bunda karar kıldım.
@Taylanov: Peki
@YET:
@Alasse-isis: Şimdi alabilirsin, moda bu dönüp geri geliyor.
@1646: Abicim sen düşündün, ben de güldüm. =)
@ibrahim çınar: Bak telefon olayını Pucca yapacakmış.
@Mimi Wonka: Noel babaya ahh eden bir sen oldun.