Amedeo Modigliani
Uzun zamandır yazmayı planladığım bir yazıydı bu. Bu zamana kadar beklememin nedeni, fırsat bulamadığım için izleyemediğim “Modigliani” adlı filmdi.
Filme değinmeden önce herhalde Amedeo Modigliani’nin kim olduğundan biraz bahsetmeliyim. Kendisi 1884 ile 1920 yılları arasında yaşamış bir ressam. James Dean gibi hızlı yaşa, genç öl felsefesini, o zamanların Fransasında keşfetmiş bir sanat adamıdır. Ciğerlerinden hasta olmasına rağmen bohem hayatın getirisi alkol ve uyuşturucuyu bırakmaması, fırtınalı aşkları, yoksullukla geçen seneleri onun genç yaşta ölmesindeki en önemli etkenlerdir. Döneminin ünlü sanatçıları olan Picasso, Salmon, Jacob, Utrillo ile tanışmış, birlikte resim yapmıştır. Kadınlarla da arası çok iyi olan sanatçı daha çok portre ve nü tablolar yapmış. Kendine has tarzıyla hemen dikkat çeken Modigliani resimlerinde, uzun boyunlu ve kontur hatları kalınlaştırılmış kadınlar yer alır.

Amedeo Modigliani 1920 yılında yoksullar hastanesinde ölmüş. Kendisine bir çocuk veren Jeanne Hebuterne adlı sevgilisi ise Modigliani’nin ölümünden iki gün sonra intihar ederek hayatına son vermiştir. Hikayenin en acı tarafı ise, sevgilisinin ölümüne dayanamayıp intihar eden Jeanne Hebuterne, öldüğünde henüz 22 yaşında ve hamiledir. Modigliani ve Jeanne, Paris’in ünlü “Père Lachaise” mezarlığında aynı mezarda gömülmüşler.
Çağdaşlarından olan Picasso gibi kendini gösterememiş (daha doğrusu göstermek istememiş), onun kadar ünlü, onun kadar zengin olamamış bir ressam Modigliani. Köküne kadar ayyaş, köküne kadar serseri, köküne kadar aç.. Parasızlıktan bazı tuallerinin arka tarafını dahi kullanmış.
Mick Davis’in yönettiği 2004 yapımı “Modigliani” adlı filmde Modigliani’yi Andy Garcia canlandırıyor. Modigliani’nin hayatı etrafında dönen hikaye ile Picasso’yu, Jeanne’ı ve dönemin Paris’ini tanıyoruz. Gerçekte o kadar olmasa da, filmde heryerden Picasso fırlıyor. Picasso olayı abartılmış ama senaryoya hareket kattığı da tartışılmaz bir gerçek. Ama şunu da söylemeden geçemeyeceğim; Picasso’nun ölürken “Modigliani” dediğine dair bir söylenti var.
Filme dair bir video koyalım:
Modigliani’yi anlatan 1958 yapımı siyah beyaz ”Montparnasse 19″ adlı filmi bulup izlemek ise şart oldu.



















10 Aralık 2007 saat 10:32
buzcevheri… yine güzel bir şeylerden haberdar ettin beni, bakalım bu filmi bulabilecek miyim? aslında hiç vaktim de yok ama yine de merak ettim… yazı için teşekkürler.