İmdat çağrısı S.O.S’ in anlamı nedir?
SOS, Uluslararası Mors Alfabesi acil durum sinyalidir(···———···). Bu acil durum sinyali ilk kez Alman hükümetince 1 Nisan 1905′de yürürlüğe konmuş, Uluslararası Radyotelegraf Konvansiyonu tarafından 3 Kasım 1906′da kabul edilmiş, 1 Temmuz 1908′de yürürlüğe konmuştur.
SOS’in açılmış biçimi şu şekillerde görülmektedir:
“Save Our Ship” (Gemimizi Kurtarın)
“Survivors On Ship” (Gemide Hayatta Kalan Var)
“Stop Other Signals” (Diğer Sinyalleri Durdurun)
“Save Our Souls” (Ruhlarımızı kurtarın)
Morsta, alıcı istasyona gönderilen harf/sayı ve işaretler birbirine karışmaması açısından belli bir bekleme yapılarak transmit edilirler. SOS sinyalinin diğer tüm karakterlerden ayrılan farkı; bekleme yapmadan, sanki tek bir karakter gibi peşpeşe gönderilmesidir ki morsta başka böyle bir yapıya rastlayamazsınız.
…—…(arada asla bekleme yapılmaz)
Tükenmez kalem ve dolma kalem
Kalemin tarihi yazıdan da eskidir. İlk insanlar sivriltilmiş çakmak taşlarıyla duvar resimleri yapmıştır. Mürekkepli metal kalemler Romalılar tarafindan biliniyordu. Tükenmez kalem adı ile bilinen bilye uçlu kalemin ilk modeli 1880 yılında yapılmıştır fakat rağbet görmemiştir. Uçakların gelişmesiyle gündeme tekrar gelir. Uçaklar 2-3 bin metreye çıkınca hava basıncı oldukça azalır. Dolmakalem mürekkebi ise basınç nedeniyle dışari akarak kağıdı ya da giysiyi lekeler. 2.Dünya Savaşı’nda askeri uçaklarda kullanılan tükenmez kalem sonradan yaygınlaşmıştır. Tükenmez kalemlerde mürekkep kağıda pirinç uçtaki yuvaya yerleştirilmiş minik bir bilye aracılığıyla aktarılır.
Ateş böcekleri
Ateşböcekleri genellikle kısa aralıklarla yanıp sönen bir ışık saçar; bu ışığın yanıp sönme ritmi, erkek ile dişinin buluşmasını sağlayan işaret sisteminin bir parçası ve ateşböceklerini öbür ışık saçan böceklerden ayırt eden bir özelliktir. Işık saçmasının hızı, sıklığı ve dişinin erkeğe yanıt vermesinden önce geçen süre özel anlamlar taşır. Bazı uzmanlar bu parıltının ayrıca bir savunma mekanizması olduğunu ve saldırgana ateşböceğinin acımsı tadını anımsattığını öne sürerler. Oysa, bu önleme karşın, bazı kurbağalar o kadar çok ateşböceği yer ki, sonunda kendileri de ışık saçmaya başlar.
Işık organları karın bölümünün son kısmında bulunur. Saydam bir kütüküla tabakası ile örtülüdür. İç kısmı fotojenik hücreler ve otomobil farları gibi ışığı yansıtıcı bir tabakadan müteşekkildir. Işık organında üretilen yağa benzer Lüsiferin maddesi Lüsiferinaz enziminin katalizörlüğünde kademeli olarak oksijenle yakılır. Bu kimyasal olayda ışık meydana gelir. Hava oksijeninin kontrollü tüketimine bağlı olarak ışık zaman zaman yanıp söner. Bu yanıp sönmeler eşlerin birbiriyle haberleşmesini sağlar. Ateş böceğinin ürettiği ışık, yavaş yavaş meydana gelen oksitlenme sonucu kimyasal enerjinin ışığa dönüşmesidir. Çıkan ışık tamamen soğuktur. Isı kaybı yoktur.
Kaynak:Vikipedi
















konuları genişletme adına aklıma gelenlerden biraz ekleme yapayım... _._._._._._ _. işte benim adım garip bir tesadüfle böyle çizgi ve noktanın 5 ...