Tuvalette okuduklarım üzerine kategori açıp da tek yazıyla bırakacağımı mı düşündünüz? Ya da metabolizmamın bu kadar az çalıştığını mı? Bugün tuvalet macerama eşlik eden mecmua DVDKLASİKLER adlı DVD hediyeli derginin John Lennon sayısı. Okuduğum kısım, John Lennon’un katili Chapman ve Lennon’u öldürme anının anlatıldığı bölümdü.
Chapman’ın 1980 Ekim ayının ortalarından itibaren John Lennon’u öldürmesi gerektiğine kanaat getirdiği ortaya çıktı. Honolulu’da bir silah dükkanına girip beş şarjörlü, kısa namlulu, Charter Special marka, 38 kalibre bir tabanca satın aldı. 29 Ekim’de Newark’a uçup bir geceliğine New York’taki Waldorf Astoria’ya yerleşti. J.D.Salinger‘in The Catcher in the Rye adlı romanının ana karakteri olan Holden Caulfield de burada bir gecesini geçirmişti. Chapman’ın bu romana saplantılı bir tutkunluğu vardı.
7 Aralık’ta 52.Cadde ile 7.Bulvar kavşağındaki Sheraton Hotel Center’a taşınıp bir haftalığına bir oda tuttu. New York’taki ilk günleri boyunca Chapman, Dakota’yı ziyaret etme konusunda tereddüt içindeydi. Sonunda Pazar günü, Sheraton’a taşınmadan hemen önce oraya gitti, ancak John Lennon’un görünmesini beklemedi. 8 Aralık Pazar günü kararı kesinleşmişti. The Catcher in the Rye kitabı, Double Fantasy albumü ve tabancasıyla donanmış olarak öğleye doğru Dakota Binasına gidip diğer birkaç hayranla birlikte binanın grişinde dikilmeye başladı. Dakato’nın önünde her zaman, Lennon’un yüzünü görme umuduyla bekleşen küçük insan kümeleri bulunurdu. Chapman, bütün gün orada kaldı. İçeride, beşinci katta, John Lennon ve Yoko Ono‘nun Rolling Stone‘un kapak fotoğrafı için Annie Leibovitz’le çekim randevuları vardı. Bu vesileyle çekilen fotoğraflar arasında, giyinik olan Yoko’ya çırılçıplak sarılan Lennon’un efsanevi fotoğrafı da yer alıyordu.
John Lennon’un katili Mark David Chapman
Akşam üstü saat beşte Lennon stüdyoya gitmek üzere binadan çıktı. Kaldırıma adım attığında, Chapman ona albumünü uzattı, Lennon imzaladı:
“John Lennon 1980″
Gece 22:50 de Lennonlar’ın limuzini binanın önüne geldi. Yoko önce inip onu nazikçe selamlayan Chapman’ın yanından geçti. Sonra Lennon yanından geçip ona baktı, ancak birşey söylemedi. Lennon tam giriş kapısından geçerken, Chapman ona yaklaşık iki metrelik mesafeden seslendi “Mr. Lennon?” Kendisine seslenilen Lennon hayranına döndü. Chapman beş el ateş etti ve tüm şarjörü boşalttı. Göğsünden ve ağzından kanlar akıyordu Lennon’un… Bir polis arabasıyla Roosevelt Hastanesi’ne götürüldü, Yoko ikinci bir polis arabasıyla onu izledi. Yarım saat sonra, onu hayata döndürmek için her yol denendikten sonra, John Lennon öldü. Henüz gece yarısı olmamıştı. Tamı tamına kırk iki yıl iki aydır hayattaydı.
Yoko, 1981 yılının başlarında adeta felç olduğunu itiraf etmişti. Haftalarca bir şey yapamayacak durumda kalmış, sadece çikolata ve mantarla beslenmişti. Çabucak bıraktığı eroine başvurdu. Ayrıca John’un vasiyetnamesiyle ilgilenmek zorundaydı. 14 Aralık Pazar günü, 400.000 kişi Central Park’ta, John’u son kez anmak üzere bir araya geldi. Dünya çapında “sessizlik” eylemi yapıldı.
DVDKLASİKLER-John Lennon/Sıradışı Bir Asi
Tuvalette işim bitti ve bilgisayarın başına oturup bu yazıyı yazdım. Chapman’ın ölüp ölmediğini ya da hapisten çıkıp çıkmadığını merak ettim. Kendisi hala hapisteymiş, şartlı tahliye talebi de reddedilmiş. [Bknz. Nahanda burası]
Yazıyla Alakasız Yazı:















Aynı dvd sanırım benimde elimde var .. Fakat o mecmuadanmı bilmiyorum .. Bugün babam oturup izledi .. Garibime gitmedi deği , jenerasyon farkı .. Bende oturup birtakım dvd ler , videolar izliyorum ve umursamıyor .. Ama kendi jenerasyonuna kitleniyor . Herneyse konu dağılmadan nasıl bir psikolojiye sahip olduklarını merak ediyorum bu insanların .. Kıskançlık mı ? Beklentinin giderilemeyişimi ? Aklım takılıyor .. Neden ?
Yorum Batuhan Doğu tarafından — 18 Mayıs 2008 @ 02:31
senin bozma ihtimallerine karşı hazırlıklı olmak herzaman iyidir heleki senin panik bir adam olduğunu düşünürsek
Yorum emre tarafından — 18 Mayıs 2008 @ 12:28
Yoko Ono 1-2 hafta önce NTV’deki “iconoclast”‘a konuk olmuştu.Orada da Lennon’un ölümüyle ilgili ve ölümündeki önceki son anılarını falan anlatıyordu.
Yorumda link veremediğim için url’yi vereyim. http://i.realone.com/assets/rn/img/1/0/8/2/10202801-10202807-slarge.jpg
Gerçekten çok hoş ve bir o kadar dramatik fotoğraf.Ölmeden 1-2 saat önce çekilmiş bu fotoğraf.
Tipine sıçtığımın katilinin de salıverilmediği iyi olmuş.
Yorum Pitekantropus tarafından — 18 Mayıs 2008 @ 15:29
Şu zamanı geri alma işlemi… Bazen diyorum ki gizemli bir dostumuz olsa bir hata yaptığımızda telefon edip şöyle desek ona: “Başım belada fena bir hata yaptım.” O da dese ki: “Hey hey sakin ol, bekle.” bir kaç dakika sonra da şöyle dese: “Tamam zamanı biraz geri aldım. Herşey yolunda…” Güzel olurdu
Yorum aydan atlayan kedi tarafından — 18 Mayıs 2008 @ 15:36
Hayır bence güzel olmazdı!Zamanı geri alsak,Jhon Lennon Jhon Lennon olmazdı!Tarih değişirdi,tüm tarih belkide bir kaos çıkardı ortaya!
Bence katil daha etkileyici Lennon’dan!Nasıl bir aklı var merak ediyor insan!
Yorum ZehirliÖrümcek tarafından — 19 Mayıs 2008 @ 09:25
John Lennon gibi bi efsane de böyle bi dengisizin yüzünden gitti işte.Babamız “Freeda Peeple Nooooww” diye haykırırken,insanların fütursuzca başkalarını öldürmesini kastetmiyordu muhtemelen…
Yorum Deli Profesör tarafından — 19 Mayıs 2008 @ 12:26
Zehirli Örümceğin dediklerine katılıyorum ve neden onu öldürmesi gerektiğini düşünüyormuş onu anlayamıyorum.
Önce imzasını alıyorsun, onunla konuşuyorsun sonra da onu vuruyorsun? İlginç.
-
Mimlendiniz
Yorum VişneAğacı tarafından — 19 Mayıs 2008 @ 14:15
Ben başka bir yere takıldım:
Yoko, 1981 yılının başlarında adeta felç olduğunu itiraf etmişti. Haftalarca bir şey yapamayacak durumda kalmış, sadece çikolata ve mantarla beslenmişti.
Çikolata ve mantar? Hadi çikolatayı anladım diyelim; çok üzgünsün serotonin salgılayacaksın da, mantar neyin nesi?
Yorum La Santa Roja tarafından — 22 Mayıs 2008 @ 15:46
Bu konu hakkında bir şeyler okuyalı oldukça zaman olmuştu. Aklımdan uçmuş gitmiş. Taze bilgi için teşekkürler…
Yorum Taylanov tarafından — 22 Mayıs 2008 @ 20:32
@Batuhan Doğu
Kim bilir neden..
@Pitekantropus
O fotoğrafı yazının bir yerine iliştirecektim de vazgeçmiştim. Sen yapmışsın benim yerime.
@Aydan atlayan kedi
Offf ne güzel olurdu..
@Zehirli Örümcek
Paşam ne yaptın ya komplo teorisi yazdın direk. Elinde zamanı geri alabilecek yetenek olan kişi napsın John LennoN’ı, John Lennon ya da başka biri olabilmeli. Öyle bir yetim olsa hiç bir insan umrumd olmazdı vallahi..
@deliprofesör
Aşmış insanların sonu hep dengesizlerin elinden oluyor. Belki dengesizler, bu kişilerin idolleşmesini sağlayan tetikçiler.
@Vişne Ağacı
Psikopat işte ne yapacağını kim bilir.
@La Santa Roja
Vallahi ona bende takılmıştır. Kel alaka cidden..
@Taylanov
Rica ederim… ^^
Yorum Buzcevheri tarafından — 23 Mayıs 2008 @ 11:12
[...] böyle olacağı belliydi. Kabus gibi.. Neyse hemen Emre’yi aradım. (Emre’yi şuradan hatırlayabilirsiniz. Hani arkadaşım olan hostingim, hani bu tip bir sorunla [...]
Pingback Bir Özür Yazısı | buzcevheri tarafından — 31 Mayıs 2008 @ 00:36