Hatırlamayı beceremeyen aklımın bir köşesine sürekli “bul ve izle” dediğim bir film bu “Freaks”. 1932 yapımı bu film şu anda katırın* sırtında; çünkü bugün kenefte okuduğum Empire adlı sinema dergisi zihnimin hatırlamasını tetikledi. Kenefte uzun süre kalmamı sağlayan uzunca bir yazıydı. Lakin üzerinde derleme yapmak zorunda kaldım, filmin karakterlerini açıklayan kısımlara burada yer veriyorum.

Dergiden bakarak yazmak da zor yahu. Nereden açtım bu kategoriyi? =)

Aşağıdaki yazının tamamını Empire adlı derginin 2. sayısında bulabilirsiniz.

Işıkları kapa.. Başlıyor… İşte…

HOLLYWOOD’UN

DEHŞET KARNAVALI

Freaks (Hilkat Garibeleri)
Gösterim Tarihi: 20 Şubat 1932
Yönetmen: Tod Browning
Oyuncular: Olga Baclanova, Wallace Ford, Lella Hyams, Harry Earles, Johnny Eck
Öykü: Bir trapezci (Baclanova), zengin olduğunu düşündüğü cüce Hans’la (Earles) evlenir. Kadın, sirkin hilkat garibeleriyle alay edip kocasını öldürme planlarına giriştiğinde  garabetlerin intikamı korkunç olur.
Tartışma: Film, grotesk ve sömürgen yönleriyle öyle ağır eleştiriler aldı ki, Browning bir daha yükselişe geçemedi. İngiltere’de 30 yıl boyunca sansüre uğradı.
Etki: Oyuncu’dan (The Player) The Simpsons’a kadar birçok filmde Hilkat Garibeleri’ne sayısız gönderme vardır. The Mutations’da (1947) filmin çeşitli sahneleri yeniden üretildi. Bill Griffith’in “sivri kafa” Zippy’si ilhamını Freaks’ın Schlitze’sinden aldı.

Tod Browning, (filmin yönetmeni) MGM (Metro Goldwyn Mayer) Stüdyoları’nın ikinci başkanı Irving Thalberg’den Freaks (Hilkat Garibeleri) için yeşil ışığı ancak 1931′de alabildi. Oysa hikayesi birkaç yıl öncesinden beri ellerindeydi. Filme kaynaklık eden ‘Spurs’ adlı kısa öykü, kendisini başrolde hayal eden 1 metre boyundaki cüce Harry Earles, tarafından getirilmişti. Earles kimdi derseniz hemen hatırlatalım, Hilkat Garibeleri’ndeki kıskanç cüce Hans rolüyle parlamasına rağmen Oz Büyücüsü’nde Lollipop Guild’in üyelerinden birini oynadığı rolle hafızalara kazınan ünlü cüce!

Neyse hikayemize geri dönelim… Thalberg, dehşet modasının kazanç getireceğini fark etmişti. Bu yüzden de MGM ile anlaşmalı olan Tod Browning’i rakip stüdyo olan Universal’a Dracula‘yı çekmesi için ödünç verdiğine çok pişmandı. Dracula büyük bir başarı sağlamıştı çünkü. Browning’i geri kazanmak için Spurs adlı öyküye dayanan senaryo yazılması isteğine de boyun eğdi. Yarım düzine yazar, oflayıp puflayarak çalıştıktan sonra, sonunda senaryo Thalberg’in eline ulaştı. Orjinal senaryo kayıptı ama yeni sinopsis de orijinali aratmıyordu doğrusu:

“Mayışmış bir vaziyette çimenlere uzanmış bir İNSAN İSKELETİ… 11 CM UZUNLUĞUNDAKİ BACAKLARA SAHİP VE KOLSUZ Küçük Martha, iskeletin etrafında dans etmektedir. ECİŞ BÜCÜŞ CÜCE Küçük Angeleno, kızla birlikte hoplayıp zıplamaktadır. SİVRİKAFA Schilitz, bir yandan papatyanın yapraklarını yolup bir yandan da salakça şarkılar söylemektedir. SAKALLI KADIN, minimini elbiseler dikmektedir. SİYAM İKİZLERİ, Rosie ve Marrie, KUŞKIZ Cuckoo ile dans etmektedir”.

Rivayet odur ki, sinopsis okunurken Thalberg, başını ellerinin arasına alarak, “Dehşet istiyordun, al sana dehşet!” demişti.

“Yarım Çocuk” Johnny Eck’in Hollywood’a giden yolu açmasıyla oraya doğru bir akın başladı. Kolları ve bacakları olmadığı halde, sette kıvrıla kıvrıla, yuvarlana yuvarlana dolaşan “Gövde” lakaplı Prince Randian; ve “Mars’tan Gelen Dansçı Kuşkız Koo Koo, kuş elbisesini sürükleye sürükleye bir yere gitmesi gerekmediği takdirde saatlerce hareketsiz otururdu. Sonra Elizabeth Green vardı. “Leylek Kadın”, söylenenlere bakılırsa tüyleri yolunmuş bir köpekle bir turna kırmasını andırıyordu. Ve Josephine Joseph, bir hermafrodit (çift cinsiyetli) olup olmadığını kimsenin anlamasına izin vermedi. Ve Hilton Kızkardeşler, İngiltere’nin siyam ikizleri… Ve “Kolsuz Harika” Martha’nın, ayağını kullanarak büyük bir zarafetle yemek yemesi Fitzgerald’ı dehşete düşürmüştü… Ve “Zip” ve “Pip”, arkadaşları nohutkafa Schlitze (kendisine sponsorluk yapan bira firmasından sonra bu adı almıştı) ile birlikte Coney Adası’ndan gelen sivri kafalar… Cüceler vardı bir de ve huysuz Sakallı Kadın Olga Rederick… Ve ancak 30 kilo olmasına rağmen, ilgi çekici bir tezat uğruna 230 kiloluk şişko Bunny Smith ile evlenen “Yaşayan İskelet” Peter Robinson.

1931′in sonlarına doğru film bitti. Thalberg, ne elde ettiğini anlamak için filmin iki salonda gösterilmesine karar verdi. Sonucu anlaması uzun sürmedi. Film başlar başlamaz yerinden kalkan bir kadın, felaket habercisi bir çığlık atarak salondan kaçtı. Onu, suratları korkudan yeşile dönmüş bir kalabalık izledi. İkinci gösterimden sonra bir başka kadın, “Browning’in filminin düşük yapmasına neden olduğu” iddiasıyla MGM’yi dava etti. Makaslama kaçınılmazdı. Film, bir saate indirildi. “Güçlü Adam”ın şarkı söylediği sahne (hilkat garibelerinin adamı iğdiş ettiğini imleyen sahne) ve hilkat garibelerinin ağızlarının suyunu akıtarak bir şarap şişesini elden ele dolaştırdıkları rezil düğün sahnesi dahil olmak üzere birçok sahne çıkarıldı. Bu da işe yaramadı. Hilkat Garibeleri, salonlardan çekildi ve MGM 164.000 dolar zarara uğradı. Tod Browning bir daha belini doğrultamadı. Sinema salonlarından çekildikten sonra, film üzerine hiç konuşmadı.

…   

Empire-Ocak 2007/02

Yazıyla Alakalı Video:

* katır: download programı emule
  • Digg
  • StumbleUpon
  • Technorati
  • del.icio.us
  • TwitThis
  • Facebook
  • Reddit
  • Blogosphere News
  • E-mail this story to a friend!

Son laklaklar:
  • Buzcevheri
    @merve(mj) Emule kur, emuleye ayar çek (en önemli noktadır, portlarını falan açman lazım), divxplanet.com a girip yukarıda bulunan ed2k Release başlığına ...
  • ZehirliÖrümcek
    Vay be ne filmmiş!Hakkaten garibler!Demek ilk gösterimde milletin korkudan yüzü yemyeşil olmuş?Korkmuşlar mı hocam yoksa tiskinmem mi acaba?



Önceki Yazı - « Bir Özür Yazısı

Sonraki Yazı - Ikiru [Yaşamak] »

7 Yorum »

  1. bende izlemek istiyorummm…

    Yorum merve(mj) tarafından — 01 Haziran 2008 @ 19:16

  2. Buzcevheri,ben sana bunu sevdiysen buna bitersin diyor ve bilmiyorum belki biliyorsun amma “Carnivale” adlı diziyi katıra yükle diyorum. ;)

    Yorum Pitekantropus tarafından — 02 Haziran 2008 @ 09:17

  3. Bilmiyordum bu filmi öğrenmem iyi oldu, “My name is Earl” dizisinde de filme gönderme sayılabilecek bir bölüm izlediğimi hatırlıyorum, izlerken gönderme olabileceğini bilmiyordum tabi.
    Carnivale dizisindeki sakallı kadın karakteri ve cüce de filmdeki karakterlere çok benzermiş, sakallı bir kadının bir başka sakallı kadına benzemesi mucize değil tabi ki ama bir esinlenme mevcut gibi geldi bana.

    Yorum Cevval Portakal tarafından — 02 Haziran 2008 @ 19:07

  4. @cevval portakal;my name is earlde bende izlemiştim o bölümü.inanırmısın benmde direk aklıma o bölüm geldi.sanırm earlün meme ucunda kıl wardı felan utanıyordu değilmi o bölüm yanlış hatırlamıyorsam:D

    Yorum merve(mj) tarafından — 02 Haziran 2008 @ 22:52

  5. Senin indirdiğin versiyon sansürlüsü mü, sansürsüzü mü? Ona göre bizim katıra iş vereyim :)

    Yorum La Santa Roja tarafından — 03 Haziran 2008 @ 07:57

  6. Vay be ne filmmiş!Hakkaten garibler!Demek ilk gösterimde milletin korkudan yüzü yemyeşil olmuş?Korkmuşlar mı hocam yoksa tiskinmem mi acaba?

    Yorum ZehirliÖrümcek tarafından — 03 Haziran 2008 @ 08:52

  7. @merve(mj)

    Emule kur, emuleye ayar çek (en önemli noktadır, portlarını falan açman lazım), divxplanet.com a girip yukarıda bulunan ed2k Release başlığına tıklayıp indirmek istediğin filmi arat, %99 bulmuş olacağın filmin emule linki de oralarda bir yerde olur, bas ona insin.

    @Pitekantropus

    Carnivale adlı diziyi biliyorum. Ama sadece 2 sezon sürmesinden ötürü uyuzum.

    @Cevval Portakal

    Cevval bu filmi izleee!! (EMİR)

    @La santa Roja

    Sansürsüz.. Merveye anlattığım şekilde filmin emule linkini bulabilirsin. Yani divxplanet.com’dan

    @Zehirli Örümcek

    Korkudan çok tiksinerek irkilme durumu.

    Yorum Buzcevheri tarafından — 06 Haziran 2008 @ 18:48

Bu yazıdaki yorumlar için RSS beslemesi. Geri İzleme URL'si.

Yorum yapın

theanimals



Copyright © buzcevheri.com 2007-08 WordPress'in desteğiyle. Ayrıca, çamasır suyu ile yıkanmış skD Theme kullanılmıştır.