Yıllardır bakkallarda, eczanelerde satılan, klasikleşen kutusuyla hala kullanılan kocaman hap “Gripin”in mucidi Necip Akar sadece bununla kalmamış. 1904 Nizip doğumlu Akar, eczacı okulunda okurken aynı zamanda eczanede çalışmaya başlamış. O zamanlar birtakım ilaçlar eczanelerde yapılırmış. Necip Bey de okulda teorik bilgiler öğrenirken, çalışdığı eczanede de krem ve diş macunu yapımına başlamış.

“Eczacılık okulundan mezun olduktan sonra Necip Akar, ağabeyi Cemil Akar ile ortak olarak “Şampuan Cemil” , “Necip Bey Kremi” ve “Necip Diş Macunu“  üretmeye başlarlar. Daha sonra da “Radyolin” adı ile yeni bir diş macunu imalatına başlarlar. Yeni diş macununun ülke çapında afiş reklamını ilk yapan ve bu alanda orijinal bir çığır açan, reklamcılığı ilmi şekilde modernize eden Necip Akar Radyolin’i piyasaya çok iyi tanıtmış ve bir ayda Necip Diş Macunu’nun iki yılda yapabildiği satışı yapmıştır. Bir yılda yarım milyona yakın Radyolin Diş Macunu satılmaya başlamış.

radyolin_gripin.jpg 

O kış bütün ülkeyi saran grip ve nezle salgınını dikkate alan Necip Bey, yeni bir ağrı kesici, grip ve nezle hastalıklarını en çabuk ve pratik tedavi edebilen ve tek ambalaj halinde satılan formülü hazırlamış ve içinde “Grip” kelimesi olan “Gripin” in 23.01.1935 tarihinde ruhsatını alarak piyasaya sürmüştür.

Gripin’in grip, nezle soğuk algınlığı, romatizma ve her türlü ağrı dindirici özelliği halkımız tarafından kısa sürede anlaşılmış ve “Bir giripin al bir şeyin kalmaz” slogan haline gelmiştir. Ayrıca her yerde bulunabilmesi, ucuzluğu, tek ambalaj halinde satılması dolayısıyla satışlar adeta rekor seviyesine ulaşmıştır.

1950 yılında ağabeyi Cemil Bey, Radyolin’i alarak ortaklıktan ayrılmıştır. Tek başına çalışmaya başladıktan sonra Necip Akar durmamış, ithal sabunların yerine halkın ihtiyacı olduğunu düşündüğü bir el ve vücut sabunu formülü hazırlamış, “Puro Temizlik Sabunu” adını verdikleri ülkemizdeki ilk yerli tuvalet sabununun satışına başlamıştır. Puro da, Gripin gibi kısa zamanda çok satılan aranan bir mal olmuş, o kadar ki, birinin çok temiz olduğunu belirtmek için “Tabi ne demezsin, Puro sabunu ile yıkanmış” ifadesi kullanılmıştır.

Necip Akar, Puro tanıtımında da ülkemizde ilk defa yeni bir reklam kampanyası uygulamış, bir uçaktan İstanbul’un üzerine eşantiyon küçük sabun paketleri atarak orijinal ve etkin bir reklam yapmıştır. Puro sabunlarından kısa bir süre sonra yine ülkemizde ilk yerli temizleme tozu olan “Fay” ve “Pop” u üreterek piyasaya sürmüştür. İlk yerli çocuk maması “Paro” ile ağrı kesici ve kanı sulandırıcı özelliği olan “Opon” un formülünü de hazırlayıp piyasaya sunarak çalışmalarına devam etmiştir.

Necip Akar 18 Haziran 1957 tarihinde, hayatının en verimli çağında, elim bir deniz kazasında vefat etmiştir.”

Kaynak ve alıntı : www.gripin.com

  • Digg
  • StumbleUpon
  • Technorati
  • del.icio.us
  • TwitThis
  • Facebook
  • Reddit
  • Blogosphere News
  • E-mail this story to a friend!

Son laklaklar:
  • Aspirin-Eroin-Dr.Felix Hoffman : buzcevherí
    [...] ve mucidi üzerine daha önceden bir yazı yazmıştım. O yazının başlangıç cümlesi olan “Yıllardır bakkallarda, eczanelerde [...]
  • ONALTIKIRKALTI
    ahhaaa... çok güzel bir yazıymış, hoşuma gitti. ve çocukluğumdan bir sürü şeyi hatırlamamı sağladı... şu meşhur fay toz dederjanları annem ...



Önceki Yazı - « Jan Švankmajer

Sonraki Yazı - Kabusname’den idrar tahlili »

2 Yorum »

  1. ahhaaa… çok güzel bir yazıymış, hoşuma gitti. ve çocukluğumdan bir sürü şeyi hatırlamamı sağladı… şu meşhur fay toz dederjanları annem kullanıp bitirsin diye gözünün içine bakardım, niye mi? çünkü kutunun içinde minicik bir eşantiyon sabun olurdu ve o zamanlar ilkokula giden bendeniz o minik sabunu yanımda okula götürmek için kutunun bitmesini beklerdim. (o zamanlar ilkokul öğrencilerinin beslenme saatinden sonra kullanmak üzere yanında bir sabun bulunurdu)… bir de yine eskiler hatırlayacaktır, kahvelerde, berberlerde, emlakçılarda, bakkalda hep uyduruk tenekeden yapılmış reklam amaçlı dağıtılan üzerinde puro yazan kültablaları olurdu… bu arada radyoaktivite ibareli radyolin diş macunundan da radyasyonludur diye tırsayım mı ( bir zamanlar resmen radyasyonlu radyoaktif kremler kullanılıyormuş avrupada da bunları ele, yüze sürmek modaymış) yoksa mucizevi bir şeymiş diye üzerine mi atlayayım bilemedim hani en azından dişleri beyazlatmasa ağrıları kesiyor:)

    Yorum ONALTIKIRKALTI tarafından — 15 Kasım 2007 @ 11:07

  2. [...] ve mucidi üzerine daha önceden bir yazı yazmıştım. O yazının başlangıç cümlesi olan “Yıllardır bakkallarda, eczanelerde [...]

    Pingback Aspirin-Eroin-Dr.Felix Hoffman : buzcevherí tarafından — 08 Aralık 2007 @ 23:29

Bu yazıdaki yorumlar için RSS beslemesi. Geri İzleme URL'si.

Yorum yapın

johnlennon



Copyright © buzcevheri.com 2007-08 WordPress'in desteğiyle. Ayrıca, çamasır suyu ile yıkanmış skD Theme kullanılmıştır.