İlkler unutulamaz derler ya hep,
bendeki de unutulmazsa, herkes bir gün bu kapıyı çalacak….Umdum bir kere.

Biraz donuk parmaklarım, klavyeye basarken parmak uçlarım tuşlara yapışıp kalıyor. Aynen bu satırları okurken göz kapakların birbirine dokunduğunda yapıştığı gibi .

Şimdi aç gözlerini ve oksijeni yavaşca tat. Hafifçe yanmaya başladığında ağlamaya başlıyorsun değil mi?

İşte aynen böyle ağlarsın aşk seni yakmak istediğinde… Sonra bırakıp gider aşk,
bu sefer de sen ağlamak için yanarsın.

Buraya seni yazıyorum aslında, okurken zamanını çalıyorum, sonucunda sana verdiğim sadece bir hiç. Seni yazıyorum kitabıma aslında kitap da benim ya! Kelimeler ağzımdan çıkarken dilim kaleme dönüşüveriyor, nefesimdeki karbondioksit ise bu kara kalemin içindeki siyah safran.

Sen de bembeyaz bir sayfasın tam burda monitörün karşısında. Bu yazıyı okudukça zihnine daldım, anladıkça ruhuna aktım,
bakakaldın…

Noktayla başladım, ünlemdi son vurguladığım!

Oku dedim sana, çok teşekkür ederim beni dinlediğin için. Eğer okumasaydın; bu sözler yeryüzüne düşen yağmur damlaları gibi sessizce konamazlardı o bebek gözlerine; ilk günkü gibi ışıl ışıl parlayan….Göz bebeğime…

Ben istedim sen dinledin, sen iste de  ben dileyeyim, bir bir birlenelim.

Sesim,nefesim.

İlk son, sonsuz bir ton kulaklarımdan tüm kalplere.

Sevgiler
Sevgilin…

  • bodytext
  • StumbleUpon
  • Technorati
  • del.icio.us
  • TwitThis
  • Facebook
  • E-mail this story to a friend!


Önceki Yazı - « Fillerin dansıyla kafa ütülemece

Sonraki Yazı - Zehr-i Zehran »

Yorumsuz »

Henüz yorum yapılmamış.

Bu yazıdaki yorumlar için RSS beslemesi. Geri İzleme URL'si.

Yorum yapın

*
in misin, cin misin yoksa spam-bot musun? resimdeki kelimeyi kutuya yaz da bilelim.
Click to hear an audio file of the anti-spam word



Copyright © buzcevheri.com 2007-08 WordPress'in desteğiyle. Ayrıca, çamasır suyu ile yıkanmış skD Theme kullanılmıştır.