Kasarım dünyası [2]
29 Ağustos 2008 Kategori Gözbiti
Kasarım tasarım işlerini epeydir paylaşmıyordum. CWG Design adlı sitede çok sayıda tasarımcının güzide işleri sergileniyor. İşte hoşuma giden bazıları:










İstersen buna da bak: Kasarım Dünyası [1]
Yazıyla Alakasız Yazı:
-
Çok sıcak.. Gavur kukusu gibi yanıyor ortalık. Şu geçtiğimiz hafta benden çıkan suyu geri dönüşüm yapabilseydim eğer, apartmanın kurumuş kalmış çimlerini dahi sulayıp diriltebilirdim. O derece su kaybına uğradım yani. Bulunduğum büroda ne bir vantilatör, ne de bir klima mevcut. Bütün kapı ve pencereler açık olmasına rağmen içeriye zerre esinti girmiyor. Hani istemediğimiz zamanlarda oluşan kapının pencerenin çarpmasına neden olan cereyan dahi cimrilik yapıyor. Avukat Bey klima ve vantilatörlerin hasta ettiği kanısında olduğu için bu tarz şeyleri almıyor. Ve sanırım bu husus konusunda biraz inatlaşmış. O da kağıt havluyu yanına alıp terini silmekle geçiriyor zamanını. Kitaplara gömülmüş olan bendeniz ise yazmam gereken zamanları kısa tutmaya çalışıyorum. Çünkü kalem tutan elim kolum masaya yapışıyor. Arada bir iki kliması püfür püfür çalışan komşu büronun buzdiyar ortamında nefes almaya kaçıyorum.
-
Abdülhamid’in Hatıra Defteri‘ni geçenlerde okuyup bitirmek nasip oldu. Okurken tüylerim diken diken oldu, bazı yerlerinde gözlerim doldu. Benim gibi tarihsever birine böyle bir kitabı tavsiye eden ONALTIKIRKALTI abimize sonsuz teşekkürler. Sultan Abdülhamid’e karşı muazzam bir hayranlık oluştu. İlerde büroma asmayı planladığım resimler arasına kesinlikle onun portresini de koyacağım. “Kızıl Sultan” diye kötülenen bu büyük padişahın hatıratını herkes okumalı.. Orjinal hatıratın ele geçirilme hikayesi ve zorluğu da kitabın sonlarında anlatılmış. Bunu sağlayan araştırmacı-yazar İsmet Bozdağ‘a da saygılarımı sunuyorum. Kitaba ve Abdülhamid’e ilişkin 1646′nın blogunda şu yazıları da okuyabilirsiniz:

II. Abdülhamid’in hatıralarında Ermeni meselesi…
II. Abdülhamid’in istettiği Çin belgesel filmleri
-
Ortaya karışık link sunumu yapasım geldi. Bundan sonra hoşuma gidenleri bu şekilde paylaşacağım..
Amcayı takdir ettim [video]
Gitar işleme sanatı [tasarım]
Heykel içinde heykelcikler [sanat]
Muhteşem kuşbakışı fotoğraflar [fotoğraf]
Michael Kenna fotoğrafları [fotoğraf]
Yaratıcı bir site [site]
Harika görseller [görsel]























30 Ağustos 2008 saat 02:40
Onaltıkırkaltı’ya selamlar… Güzel şeyler paylaşıyor bizimle.
30 Ağustos 2008 saat 08:31
Şu klima meselesi… Senin büroda avukat zalim, benim evde de anne… Klima var aslı duruyor duvarda o bize bakıyor biz ona. Kazara elimiz kumandasına gidecek olsa şöyle cümleler evin içinde yankılanmaya başlıyor: “Kızım yavrum üşütür hasta olursunuz. Evladım kaç kişi var klimadan hasta olan biliyor musun sen? Açma açma boşver, hadi bahçeye çık.” Ve dostum biz Akdenizin en sıcak bölgesinde yaşıyoruz, düşün artık halimizi…
30 Ağustos 2008 saat 08:49
Özellikle şu Robert Stadler tasarımı koltuğumsu dizayn bana Dali’nin “Akıp Giden Zaman”ını hatırlattı. Cİdden çok güzel olmuş. Dali görse, paraya kıyar alırdı yani
30 Ağustos 2008 saat 14:45
abi konu klima olunca eline kumandayı almak ateşten gömlek giymekten zor oluyor, klima kumandasını elime aldığımda hemen camları açıyor anneannem sonra da bak ne güzel esiyor açmaya ne gerek var diyor, konu para mıdır yoksa hastalık mı bilmiyorum ama klimadan kimsenin öleceğini sanmıyorum hatta kabızlığa faydası bile var ama çok kaçırıncada motoru bozuyor
30 Ağustos 2008 saat 15:51
Eskiden klima mı varmış canım…
Sandığınız kadar da masum bir alet değil. Tek yaptığı üşütüp hasta etmek de değil. O içindeki yaratıklar (isimlerini hatırlamıyorum, üşendim de bakmaya) ciddi sorunlara (ölümle bile sonuçlanacak kadar) neden oluyor. Özellikle toplu yerlerde kullanılan ve temizliği yapılmayan klimalarda çokça bulunuyorlar. Mesela benim için şehirlerarası otobüsle yapılan bir yolculuk kâbus. Herkes uyurken ben o yaratıklarla uğraşmak zorunda kalıyorum.
Yapaylığı da yeterince itici. Kullanmayın, kıllandırmayın.
31 Ağustos 2008 saat 02:00
klima konusuna gelince sevgili patronum da bana ofisin klimasından nasibimi alamıyorum diye alıcaktı yalnız patronlar ne vakit paralanır ozaman ellerini ceplerine koymaktan acaaaiip korkarlar.fakir ama gururulu patronlar istiyorum tanrım amin:)
31 Ağustos 2008 saat 18:41
birinci resimdeki bankı ve bulanık bir görüntü oluşturan dolapları beğendim ama hepsi güzel ve ilgi çekici tasarımlar=)
ayrca o ne biçim bir avukat ya yazık değil mi sana
31 Ağustos 2008 saat 19:36
@aydan atlayan kedi
Evet ya sizin oralarda klimasız falan hiç durulmaz. Erir gidersiniz vallahi..
@deliprofesor
Yerinde bir tespit. Peki ben olsam alır mıydım?
@şafak
@kabakmeltemi
Oooo sen yaşama o zaman. Yattığın yerdeki maytları ne yapacaksın?
@KuPa K1Z1
Düzenim çok iyi sanırım. Biraz yazı, biraz görsel, biraz seyirsellli dinlesel.. Sanırım bizim avukat da cimrilik yapıyor.
@Merve(mj*)
Ben en çok siyah çekmeceyle vantilatörü sevdim. Yazık bana vallahi, eriyorum..
01 Eylül 2008 saat 03:36
Hah mayt’tı adı. Yataktaki maytlar sorun çıkarmıyor. Yabancı değiliz.
Otobüstekilerle problem var.
Ne ilgisi var buzcevheri… Benim isteyerek onlarla uğraşıyor değilim. Alerjik bir reaksiyon. Otobüste varlar işte ve uzun zaman maruz kalınca kötü oluyor…
01 Eylül 2008 saat 15:43
bence bu bankları karıncaları düşünerek tasarımlamışlar. mesela bir ağacın yanına konuşlandırılan bu banklarda oturanlara karıncaların direkt ulaşım imkanı sağlanmış böylelikle. ayrıca elini kızın omzuna atmış oğlandan geçiş yapma suretiyle kızın boynuna falan girer bu karıncalar. sonra kız kıkırdar. ay yapmaa faruuuk der. ben yapmıyorum kiii der felan. vsvsvs. nereye vardı bu yorum. hiiç. öyle anlamsız yerlere. normaldir. yorum yapana bakınız: nautilus.
01 Eylül 2008 saat 15:45
tabi bu bank örneği sadece ilk tasarım için geçerlidir. saçmalamaya doymam. diğerlerine de uydururum birşeyler ama okuyucuna acıdım buzzy.
04 Eylül 2008 saat 21:06
@kabakmeltemi
peki…
@Nautilus
Neden acıdın ki bence gayet eğlenceli gidiyordu..
08 Eylül 2008 saat 11:11
o siyah deri koltuk sanki odanın içine mala ile sıvanmış ama harç yetmemiş gibi duruyor. Sıvanın altından tuğlalar gözüküyor yetmemeiş harç
Yine de en beğendiğim o…