Kelimeler benden, hikaye sizden..

kategori: m!m
Buzcevheri yazmış,

dream.jpg 

Gerçek Düş

Elimdeki ucuz şarap şişesine baktım. Etiketinde ”Efes Güneşi” yazıyor. En sevdiğimden.. Tanrıların nektarı bu olmalı diye düşündüm. Şişenin dibinde uçuşan üzüm pozaları bana, beni anımsattı. Hayallerin bana oynadığı küçük oyunlarda oyuncak olmaktan, tecavüz edilen olmaktan sıkıldım. Bu şişe bitince prangalarımdan kurtulacağım.

Bir yudum daha aldım..

Pencereden dışarı bakmak için doğrulduğumda, sanki arkamda biri varmış gibi hissettim. Birinin sizi izlediğini sanırsınız ya.. İşte o duygu..

~~ Bak bakalım.. ~~

~~ Hayır.. Dönüp bakmamalısın! Ne de olsa hayallerin sana tuzak kurmaya bayılıyor. Merak etme orada hiçbir şey yok. ~~

Dönüp baktım. Kimse yoktu. Aslında olmayan şey, olacakların başlangıcıydı. Artık hayaller aleminde yitip gittiğim o düş nöbetlerim, o düşlerin gerçekliğini yaşıyan bu vücut; içtiğim bu son şarapla birlikte sonsuza dek tükenecek. 

Bir yudum daha aldım. Bu pencereyi de değiştirmeliyim diye düşündüm. Manzarası çok kötü. Binalar, yol, binalar ve yine binalar.. Düşlerden kurtulmak için gerçekliğin kan kırmızısı mürekkebiyle içimi tekrar doldurdum. Gerçekliğin pozaları artık içimde salınmakta. Gözlerimi kapatıp boynumu rahatlatmak için sağa sola salladığım sırada yumuşacık, buz gibi bir elin boynuma dokunduğunu hissettim. Ürkerek geriye döndüğümde, çırılçıplak güzel bir kadının muzip gülümsemesiyle karşılaştım.

-Ne o, sevişmek istemiyor musun?

Aynı kelimeleri kullanarak soruyu kendime sorduğumda verdiğim yanıt “kim istemez ki” oldu. Karşımda duran güzelliğin gerçekliğini sorguladığımda iki sonuca ulaştım:

Ya bu güzel kadın azgınlığını dizginleyemediğinden buraya kadar gelip, onu becermemi istedi, ya da tanrıların nektarı bir halta yaramadı ve ben yine düş görüyorum. Şarabında etkisiyle ilk düşüncemin peşinden giderek kadını tutup, kendime doğru hızlıca çekerek dudaklarına yapıştım. Bu azgın kadına karşı görevimi yerine getirmeliyim. Dilimin vasıtasıyla, damağımdaki ekşi gerçekliği kadına sundum. Karşılık olarak şehvet aldım. Ve ben istenileni verdim, kendimi..

Kendime geldiğimde geceden kalan üç boş şişe yanımda uzanmış yatıyordu. Ağzımda keskin bir ekşilik vardı. Tersi üzerine yattığım saçımın dipleri acıyordu. Zorlanarak doğruldum. Elimi koyduğum yerde ılık bir ıslaklık hissettim. Anlaşılan ateşli gece sırasında bir kaç şişeyi devirmişiz. Yan tarafıma dönüp azgın kadınıma baktım. Baktım.. Bak..

Bak.. tım..

Yüzünü örten saçları ve vücudunu örten çarşaf kızılımsı bir renge bürünmüş. Kadınımın kanlar içinde kalmış, çırılçıplak cansız bedenine baktım.

İşte asıl bunlar düş. Yine başladılar. Görmekte olduğum herşey düş.

Hızlıca uzanıp vıcık vıcık olan çarşafı, saatler öncesinde sıcacık olan fakat şimdi buz gibi soğuk bedenin üzerinden sıyırdım. Sıyırmamla birlikte dün gece içtiğim onca şarabın sıcaklığını vücudumda hissettim. Karşılaştığım manzara karşısında bir süre nefes alamadım. Pembe salyam ağzımdan aşağı doğru aktı.

“Bütün bunlar düş”

Bir ekmek bıçağı kadının tam orasına saplanmış ve kadının cinsel organını kıyma haline getirmiş.

“Bütün bunlar düş.”

Ağzımı silip, derin derin nefes aldım. Doğrulmaya çalıştığım sırada bir şey hareket etti. Kadının cansız elinin oynadığını sandım.

~~ Ne de olsa hayallerin sana tuzak kurmaya bayılıyor. ~~ 

Gözlerimi kapattım. Ayılmam lazım. Ayılmam lazım. Hepsi düş.. Gözlerimi açtım.

Karşımda muzip gülümsemesiyle kadınımı gördüm. Sabit bakan bakışları ve ifadesiz yüzüyle tam karşımda, capcanlı.  

- Ne o, sevişmek istemiyor musun?

Eliyle beni göstererek kahkaha atmaya başladı. Derinden gelen ve iğrenç bir kahkaha. Daha sonra kafasını aşağıya, görmemi istediği yere doğru eğdi. Bakışlarım da ona uyum sağladı. Çıplak bedeni hala kan içindeydi ve zevk kapısında saplı olan bıçak da yerli yerinde duruyordu. Gülümsemesini bozmadan bıçağı sapından tutup çekip çıkardı. Olan hiçbirşeye inanamayan ben, öylece bakıyordum. Elindeki bıçaktan bir damla kan yere düştü. O kadar yavaş düşüyordu ki; o yere düştüğünde, kadınımın bıçağı hızlıca bana doğru savurduğunu gördüm. Bacaklarımın arasında çok güçlü bir acı hissettim.

“Bütün bunlar kahrolası, lanet bir düş.”

Duyduğum acıya rağmen kadının kafasını tutup sertçe duvara vurdum. Vurdum, vurdum, vurdum, vurdum.. Kafasını her duvara vuruşumda savrulan saçlarıyla beyaz duvarımı kızıla boyadım. Kaç kez vurduğumu hatırlamıyorum. Durduğumda nefes nefese kalmıştım. Ama o.. Ama o.. O iğrenç boş bakışıyla ve kafası dağılmış bir şekilde hala bana bakarak sırıtıyordu. Elini güçlükle kaldırıp parmağıyla bıçağı sapladığı yeri gösterdi. 

Bu lanet fahişe bıçağı gerçekten bacaklarımın arasına saplamış. Bu korkunç acı düş olamayacak kadar gerçekti.

Kafamı sabit tutamadım ve zemine doğru yığıldım. Yarı açık gözlerim celladımı aradı. Bakışlarım bulanıklaştı. Gözlerimi aralamaya çalıştım ve herşeyin nedeni olan o kancığı görmeye çalıştım.

Yoktu..  Ve hatta kanıyla boyadığım o duvar, yeni boyanmış gibi tertemizdi. Gözlerim tekrar kapandı.

“Bütün bunlar düş.”

İçime girmiş olan bıçağın sapını güçlükle kavramaya çalıştım. Beni beceren, kadınlığıma giren, vajinamdaki o kanlı bıçağı..

- Tanrıların nektarı bir halta yaramıyormuş. Ve ben…

-son-

Beğendiniz mi bilmem ama yukarıda okuduğunuz hikayeyi bir anda yazıverdim. Çünkü blog aleminde savrulan bir mim dalgasına da  ben neden olmak istedim ve yukarıdaki hikayeyi yazdım. Peki hikayenin mim ile ne alakası var? Efendim mimiz şöyle oluyor:

Şimdi size seçtiğim beşer kelimeyi sunacağım ve sizde içinde bu kelimelerin geçtiği bir hikaye yazacaksınız. Olayımız bundan ibaret. Seçtiğim herkesin kelimeleri farklı olacak. Şimdi gelelim kurbanlara ve kelimelerine..

1- Öykü yazdığını bildiğimiz Cevvalportakal ilk mim kurbanımız.
Kelimeleri: Pikap, raptiye, jartiyer, bisiklet ve tuvalet fırçası

2- Mimlere baktığını yeni farkettiğim ve inanılmaz bir hikaye yazacağını düşündüğüm PuCCa ikinci mimcimiz.
Kelimeleri: Rüzgar, bal, çivi, gelinlik, lağım, mutluluk

3- Üçüncü mimcimiz, blogumu ziyaret ettmesiyle yeni tanıdığım, yel değirmenleriyle savaşan kahramanın çingene aşkı Dulsinya olsun.
Kelimeleri: Kabız, sarmaşık, tırnak, mavi, mektup

4- Vakit bulursa yazacağı hikayesini okumaktan zevk alacağım son kişi de Babil‘dir.
Kelimeleri: Silah, köpek, makas, yağmur, yeşil

Aslında daha çok kişinin hikayesini dinlemek isterim ama bu kadarı kafi diyelim. Mim gönderilen kişiler yazmak zorunda değiller, ama yazdıklarını okumaktan zevk alacağımı bilmelerini isterim. Sınırlandırıcı bir mim olduğunu düşünsem de, yazmalarını istediğim kişilerin kapasiteleri bu sınırı altüst edecek kıvamdadır. Haydi kolay gelsin..


« Ben büyüyünce çocuk olacağım..   |   Kitapların gücü »



Yorumlar

Zorunlu olan (*) alanları doldurarak ve alttaki işlemin sonucunu yazarak yorum yapabilirsiniz. Seks sitelerinin spam yorumlarından bıktığım için size matematik dayadım.

İsminiz *

Email adresiniz *

Web siteniz

Mesajınızı buraya yazabilirsiniz:

*
Yasayan bir memeli oldugunuzu kanitlamak icin asagidaki islemin sonucunu yaziniz. Buraya gelen spam bot pusttur.
De bakalim modu icin resme tiklayiniz.

Toplam 6 yorum var.

  1. Cevval Portakal | 21 Nisan 2008, 07:18

    İşte bu çok güzel oldu. Ara ara düşünüyordum acaba bloga hikaye yazsam konsepte çok mu aykırı olur diye. Şimdi bahanem de var. En kısa zamanda zevkle yazacağım. :D

  2. Dem .. | 21 Nisan 2008, 08:29

    Çok hikaye yazan arkadaşlarım var. Kendime baktım bir sonra imrendim.. Sana imrendim. Düşlerin icinde tepetaklak ve ayyaş bir düşüş.. Sonrası düş.. Hep düş..

  3. Taylanov | 21 Nisan 2008, 15:23

    KEyifle izliyor olacağım.. :) Seninkide ayrı bir hoştu..

  4. 5 Kelime,5 Hikaye [Mim] | 24 Nisan 2008, 18:14

    […] Buzcevheri‘nin başlatmış olduğu morötesi mim dalgası önce Cevval Portakal‘ı,oradan da kopup gelerek beni etkisi altına aldı.Verilen 5 kelime ile bir hikaye yazıyoruz.Cevval‘in bana verdiği kelimeler:Sifon,tarak,vinç,yelek ve bayrak.Bende bu mimi sevipte kavuşamayanlara gönderiyorum(demiyorum). […]

  5. babil | 24 Nisan 2008, 23:54

    Sanırım sınıfta kaldım:) Herkes mime cevap vermiş. “Kafam biraz karışık bu sıralar” şeklinde bir bahane uydurup biraz ertelersem aybolur mu? Ama aklımda :)

  6. Buzcevheri | 25 Nisan 2008, 13:56

    Elbette.. Benim de başımda 4-5 tane mim var herhalde.. Ben de zamana yaydım.. =)

Kapat
E-posta ile paylaş