Kronik sıkıntı

                  ucupi.gif

Bu aralar bir hayli yoğunum. Bir taraftan www.ucupi.com  projemizi hayata geçirmek için yoğun bir şekilde çalışıyoruz, diğer taraftan da yaz okulu bütün vaktimi alıyor. Ama can sıkıntısı geçmek bilmiyor. Bilgisayarımı açtığımda şöyle bir msn’ime bakıyorum. Hep aynı kişiler, saatleri bile belli oldu artık zihnimde. Şu saatte x şahısları, bu saatte y şahısları. Görmek bile istemiyorum, hele ki muhabbet etmek, hiç istemiyorum artık.

worms.jpg quake3.jpg

Kendi kendime yazdığım sıkıntı giderici reçeteyi uyguluyorum. İş arasında ya worms ya da quake oynuyorum. Ondan da sıkılıyorum bir süre sonra. Bu sefer de Naruto’ya (anime) dalıyorum. O da kesmiyor, bu da kesmiyor. Sıkılıyorum, bunalıyorum… Galiba kronikleşti bende bu sıkıntı..  

                  naruto.jpg

  • Digg
  • StumbleUpon
  • Technorati
  • del.icio.us
  • TwitThis
  • Facebook
  • Reddit
  • Blogosphere News
  • E-mail this story to a friend!

2 Yorum - Son laklaklar:
  • Buzcevheri
    Böyle bir kurguyu tahayyul eden bir beyinin can sıkıntısına yabancı kalmasına şaşmamalı. Sabah kalkıp, afyonum patlamadan, gözümde çapakla yorumu okuduğumda, ...
  • ONALTIKIRKALTI
    geçmiş olsun derken yeni projende başarılar diliyorum. can sıkıntısı benim için ölüm gibi bir kavram çünkü ölüm gibi bilinmedik, tanınmadık ...



Önceki Yazı - « James Jean’in çalışmaları

Sonraki Yazı - İnleyen cümleler.. »

2 Yorum »

  1. geçmiş olsun derken yeni projende başarılar diliyorum. can sıkıntısı benim için ölüm gibi bir kavram çünkü ölüm gibi bilinmedik, tanınmadık bir şey insanların canları niye sıkılır, can sıkıntısı nedir bir türlü anlayamadım gitti… hiç canım sıkılacak vaktim kalmıyor ondan mı acaba? ne bileyim ben camdan bak hangi taş sokakta yanlış yerde duruyorsa git düzelt geri gel, elindeki taşın bıraktığı tozlara bak, tozların teninde evrendeki gibi yeni bir oluşum oluşturup oluşturmadığını düşün, sonra elini yıka, sonra acaba bir gün evreni de toz diye böyle yıkayıp silip atacaklar mı diye düşün, sonra bir şekilde o tozlar dağılıp gidecek ama gittikleri yerde başka kuralları olan başka bir evren yaratabilirler mi diye düşün, sonra elini yıkadığına pişman ol, sonra tozları yerinden etmenin ne manası vardı niye yaptım diye pişman ol, sonra yaa tozu boşver yanlış yaptığını hissederek esas taşı niye yerinden ettim diye düşün, şimdi git o taşı ilk aldığın yere koy:) evet hâlâ aranızda sıkılan var mı?

    Peki o zaman camdan bak ve… :)

    Yorum ONALTIKIRKALTI tarafından — 14 Temmuz 2007 @ 04:47

  2. Böyle bir kurguyu tahayyul eden bir beyinin can sıkıntısına yabancı kalmasına şaşmamalı. Sabah kalkıp, afyonum patlamadan, gözümde çapakla yorumu okuduğumda, ilk başta hiç bir şey anlamadım.Taş, toz, düzelt falan derken 1646′nın bunu yazarken kafasının bir dünya olduğunu düşündüm. Hiç görmediğim yüzünün o hali gözümde canlandı resmen.^^ Daha sonra camdan baktım ve … :)

    Yorum Buzcevheri tarafından — 15 Temmuz 2007 @ 05:22

Bu yazıdaki yorumlar için RSS beslemesi. Geri İzleme URL'si.

Yorum yapın

nickcave



Copyright © buzcevheri.com 2007-08 WordPress'in desteğiyle. Ayrıca, çamasır suyu ile yıkanmış skD Theme kullanılmıştır.