













Hoşuna gittiyse bunlara da bak:
{Lamba Tasarımları-1}
{Floresan Lamba Tasarımları}
Yazıyla Alakasız Yazı:
Dün barodaki dersimize 40′lı yılları yaşamış genç bir avukat girdi. (Tahminen) Hafifçe kamburlaşmış bu beyefendi ufak ufak adımlarla sınıfa girip beyaz tahtaya adını yazdı. Bu sırada arkamı döndüğümde birçok kişinin adama güldüğünü “bu ne lan” dercesine baktığını farkettim. O anda bu insancıklara karşı büyük ölçüde bir tiksinti hissettim. Sanki gençliklerini garantilemişler de yavşak yavşak adama sırıtıyorlar. Ununu elemiş, eleğini asmış bu adamın yaşına geleceklerinin garantisi bile yok oysa ki. Adamcağız o kadar naifti ki bende derin bir sempati uyandırdı. Adamın ilk lafı şu oldu:
-Merhabalar sevgili meslektaşlarım. Ne iyi yapmışsınız da bu mesleği seçmişsiniz. Ve başka meslek bulamadınız da, dünyadaki bu zor mesleği seçtiniz. Çünkü bu meslek sizden en zor şeyi ister; her daim dürüst olmanızı.
Daha sonra tepegözden duvara yansıyan görüntüde alt alta sıralanmış kelimeler belirdi.
Dürüst olunuz.
Dürüst olunuz.
Dürüst olunuz.
Adam velhasıl süper ders anlattı. İki saatlik ders için kendini o kadar güzel hazırlamış ki, tepegözden duvara yansıyan yazılar ve aralara serpiştirilen espri ve deneyimlerle hiç sıkılmadım.


















Hocam şu gömlek içi lamba tasarımı biraz sakat ama aynı şekilde biz bereden lamba tasarımı yapmıştık zamanında öğrenci evinde. Bereyi ...
Seviyorum ben çılgın insanları! Korkuyu, sevgiyi, mimariyi, grafikleri tasarlayabilen beyinlere hayranım!