Mucize-i Güncem
Merhaba sevgili okuyucu. (”Okuyucu” olarak seslendiğimde kendimi Marquise de Sade romanında hissediyorum.) Geri dönmenin dayanılmaz hafifliğini her bir gözeneğimde pür neşe yaşamaktayım efendim. Ödev lanetinden kurtulmuş, beynimi son model stresler için yeni gebe bırakmışken “Bugün Buzcevheri için ne yazdın?” sualine kafa atarken buldum kendimi. Velhasıl kültürportakalı‘nın “Sen Ben Olsan, Ben de Sen” başlıklı mimine kulak vermenin tam zamanı olduğunu düşündüm. Başlıktan da anlaşıldığı gibi bu sefer ki mimimiz, “face off” tadında olup, güncenin, yazarı ile yer değiştirmesi hususu üzerine.
“Ulan biricik güncem (blog), sen ben olsan, ben de sen; ne yazardın lan bana?”
“Neler yazmazdım ki?
Senin bana yaptığın gibi ara ara değil, o beyaz kıçını her gün tekmelerdim. Her Allah’ın günü yazardım sana. Hani sen siyaset falan yazmazsın, yazmayı da sevmezsin ya; işte sana her gün aç karnına 1000mg siyasi dozda bir yazı zerk ederdim. Maksadım efendinin kim olduğunu sana hissettirebilmek. Yoksa ben de sevmiyorum siyaseti, politika denen iki ucu ve ortası b.klu değneği.
Farkındamısın Buzcevheri, yazdığın yazılarla ilintili görselleri ancak satır başına koyabiliyorsun. Tamam tek bir istisna olarak The Fall başlıklı yazıya koyabildiğin boynuzlu zenci abimizin görselini sayabilirim. Onun dışında resimlerle yazıları kaynaştıramıyorsun. İşte senin yerine geçince sana yapacağım ilk şeylerden biri de, her yerine resim sokuşturmak olurdu.
Sonra sana hiç düşünmeden bir şeyler karalardım. Ve yazdıklarımı hiç bir zaman kontrol etmezdim. Yazım ve imla kurallarına uyup uymadığını umursamazdım. Bana yazarken gösterdiğin o aşırı özenden tiksiniyorum. Evet nefret ediyorum o titizliğinden. Yazdığın bir yazıyı 6-7 kez okuyup hala hata bulmandan nefret ediyorum. Bırak öyle kalsın, insanlar senin yanlışlarını da görsün.
Ulan Buzcevheri güncen olarak sana kızgınım evet ama, yapmam gereken bir itiraf da var; Sen o kadar bensin, ben de o kadar senim ki yer değişsek bile fazla değişen bir şey olmaz aslında. Yukarıda yapacaklarım da sana kızgınlığımdan söylenen şeyler. Bazen beni çok yalnız bırakıyorsun. İşte o zaman seni, harflerimle boğmak istiyorum. Rss canavarına söyledim, bizi bir daha bu kadar uzun süre yalnız bırakırsan HAM yapacak seni.
Evet o dediğinin ben de farkındayım. Askere gittiğinde nasıl olacak diye ben de düşünüyorum. Hay anasını satayım sen yokken buraları boş bırakmayacak iki üç yazarın yok ki… Neyse ya hallederiz bir şekilde. Her şeye rağmen seni seviyorum. Sen de beni sev.
Bu arada biraz değişikliğe ihtiyacım var. Makyajımı tazelemeye ne dersin? Haydi ben yerime geçiyorum, sen de geç..”
Biricik Güncen
Biricik güncemi yanaklarından öptükten sonra, mim mükellefi olarak epeydir mimmediğim Taylanov‘u seçiyorum efendim. Hayırlı uğurlu ossıııınnnn.
Yazıyla Azıcık Alakalı Görsel:
Kültürporakalı güncesinden mim gelirde görsellik malzeme gelmez mi efendim?
Yatağınız artık boş kalmasın. Yatakpartner ile yatalak eşinizi bulun. Evlere şenlik bir reklam imiş
























10 Ekim 2008 saat 15:25
30-09-08 tarihinden beridir biraz hareketlilik gerekliydi.Yokmu yeni bişiler diyecektim ama gerek kalmadı.
10 Ekim 2008 saat 17:28
Efsane geri döndüüüü
Hoşgeldin, özlemiştik seni…
10 Ekim 2008 saat 21:43
ben bloğumu rüyamda görüyordum. millet blouu ile konuşuyormuş. demek daha epey merhale-i guyem katetmem lazım
10 Ekim 2008 saat 22:26
Evet ya baya özlettin kendini.
neyse geç olsun güç olmasın.bir de sen demişken benim de aklıma takıldı napcaz şu askerlik işini ya?
nasıl yazıcaksın off offf
10 Ekim 2008 saat 22:32
haha hocam o reklama ben hiç denk gelmedim ya ne güldüm
arkadaş arayan kızlar vardı en fazla ona denk gelebildim.
hayda ne askerliği yav o nerden çıktı şimdi mutlu mesut gidiyorduk…
10 Ekim 2008 saat 22:33
ehhe gören adult içerik sanacak biloğu
11 Ekim 2008 saat 08:26
Ne zaman alıp götürüyor askeri inzibat
11 Ekim 2008 saat 14:24
Ben güneylerdeyken her şey değişmiş bu blog âleminde. Blogların teması değişmiş daha bir güzel olmuş. Değişen sadece bloglar değil yeni saçma sapan siteler açılmış.
İsme bak ya yatakpartner
14 Ekim 2008 saat 11:52
Hoşbulduk arkadaşlar..
Asıl Recep Hilmi hoşgelmiş. Ben alt tarafı 5-6 günlüğüne yoktum.
Askerlik kış ya da bahara, ama ne zaman bilmiyorum. Hayırlısı.
14 Ekim 2008 saat 21:19
hocam 1 haftadır posta bakıyorum ama öyle bakıyorum. Bi’de yoğun bi zamana denk geldi. En kısa zamanda attıracağım bi post ben de. Saygılar.
18 Ekim 2008 saat 18:46