Konum > Anasayfa

| RSS

Geri dönüşüm

21 Kasım 2007 | 1 Yorum | Kategori: Gözbiti

recycle1.jpg

  • Buzla
  • StumbleUpon
  • Technorati
  • del.icio.us
  • TwitThis
  • Facebook
  • Digg
  • Blogosphere News
  • E-mail this story to a friend!
Etiketler: , , , ,

Kyokusen saat

21 Kasım 2007 | 2 Yorum | Kategori: Gözbiti

Epeydir tasarım ve sanat etiketli yazılardan ve görsel temalardan uzaklaştığımı farkettim. O yüzden aşağıda resmini gördüğünüz ilginç tasarımlı kol saatiyle bıraktığımız yerden devam edelim.

kyokusen_watch_1.jpg

-tokyoflash kyokusen kol saati-

Saatin tasarımına ilginç dedim ya; aslında değilmiş. Bu saati saat yapan özelliği her yerde bulabileceğimiz adi çin malı dijital saatlerin içinde değişik şekillerde görebiliriz. =) Bunun farkı; o uyduruk Çin malı saatlerin içinde süs olarak kullanılan özellik, bunda saat olmuş, dakika olmuş, saniye olmuş. Bir de daha şık ve kaliteli malzeme kullanılınca böyle bir şey çıkmış. Açıkcası bu saati şık bir aksesuvar olarak kullanabilirim ama saat özelliğinden istifade edebileceğimi (daha doğrusu becerebileceğimi, tamam beceririm de ne gereği var =))  sanmam.

kyokusen_instructions.jpg

-kullanma kılavuzu-


  • Buzla
  • StumbleUpon
  • Technorati
  • del.icio.us
  • TwitThis
  • Facebook
  • Digg
  • Blogosphere News
  • E-mail this story to a friend!
Etiketler: , , ,

Mağara okul

21 Kasım 2007 | 1 Yorum | Kategori: Tüylüsolucan

Çin’in Ziyun adlı şehrinin Miao köyündeki doğal mağara içine kurulmuş olan bir ilkokul. 

caveschool2.JPG

  • Buzla
  • StumbleUpon
  • Technorati
  • del.icio.us
  • TwitThis
  • Facebook
  • Digg
  • Blogosphere News
  • E-mail this story to a friend!
Etiketler: , , , ,

10 Dengesiz gücündeyim

18 Kasım 2007 | 1 Yorum | Kategori: Sav

barcode.jpg

  • Sabah uyanıp yüzümü yıkamadan kedime sataşmayı seviyorum. Onunla oynarken bir taraftan garip sesler çıkarıp, elimi hızlıca hareket ettirerek onun hızlı refleksiyle dalga geçmeyi seviyorum. Karşısında “10 kaplan” gücünde oluyorum. 

  • Benim için en kötü uyandırılma şekli adımın, aynı ses tonuyla periyodik aralıklarla tekrarlanılmasıdır. O anlarda “10 kapa çeneni, uyumuyorum öldüm ben” gücünde oluyorum.  

  • Antep fıstığını çok severim. Yarım açılmış kabuğunu dişlerimle ayırdıktan sonra dilimin ucuna gelen o tadı severim. Peki neyi sevmem? Bütün olarak; hiç yarılmamış kabuğuyla karşıma çıkan, dişlerimle düello yapmak isteyen inatçı antep fıstıklarını. O anlarda “10 yine mi sen?” gücünde oluyorum.

  • Periodik olarak yaşadığım ve o sabah sigarayı bırakma kararımla başlayan günlerde, akşamına kalmadan “10 iyisi mi ben bir bakkala gideyim” gücünde oluyorum. 

Bütün gün kafamın üzerinde yürümüş gibiyim.

İyisi mi ben bir bakkala gideyim.

  • Buzla
  • StumbleUpon
  • Technorati
  • del.icio.us
  • TwitThis
  • Facebook
  • Digg
  • Blogosphere News
  • E-mail this story to a friend!
Etiketler: , ,

Talihsiz Tarih

17 Kasım 2007 | 4 Yorum | Kategori: Sav, Tüylüsolucan

Çoğu insanın nefret ettiği “tarih” benim için binbir gece masalları gibidir. Üniversite hayatımın ilk zamanlarında tanıştığım “Popüler Tarih” dergisi elimden düşürmeden bir solukta okuduğum, yeni sayısını dört gözle beklediğim bir kaynaktı. İlk zamanlar NTV logosuyla çıkarılan dergi el değiştirdikten sonra aynı tadı vermedi. Matbaadan yeni çıkmış o derginin kokusu hala burnumda tütüyor.

populer-tarih.jpg     tarihi-yargiliyorum.jpg

Gündüz Vassaf’ın “Tarihi Yargılıyorum” kitabıyla o özlemi biraz olsun giderdim. Kitapta hoşuma giden güzel tespitlerle karşılaştım. Zaten yazarın bu özelliği; yani yargılamayı aklımıza bile getirmediğimiz şeyleri yargılaması, eleştirmesi, yalın bir dil ve bol örneklerle bize sunması beni kendine çeken yegane özelliği.

Şimdi sizlere kitapta hoşuma giden “Terzi tarihçiler” başlığı altından bir bölüm aktarmak istiyorum:

“………….

Ancak terzi tarihçi her ne kadar toplumun yeni egemenlerini memnun etmek istese, ne kadar devrime inansa da yazdıklarının geçerliliği, tarih siparişi verenlerin kendilerini ne kadar aldatabilecekleri, başkalarının bu aldatmacaya ne kadar tahammül edebilecekleriyle sınırlı.

Kimi tarih aldatmacalarının ömrü kısa, kimininki uzun olmuş. Kimi tarihi aldatmacaların etrafında ikincil bir edebiyat, davranış tarzları, felsefe ve sanat gelişirken, kimi kukla tiyatrosu gibi diktatörlerin, şiddetin zoruyla sürebilmiş. Kimi uyduruk tarihler, işlevi bitince ya da dikiş tutmayınca unutulup gitmiş. Fransız devriminin etkisiyle Hollanda’da kurulan Batavya Cumhuriyeti tarihin ancak bir dipnotu; adını günümüzde Hollandalılar bile bilmiyor. Ne de bugün 5. Cumhuriyet dönemini yaşayan Fransa’da dünya tarihini sıfırdan başlattıkları, haftanın on gün, günün on saat, saatin yüz dakikadan oluştuğu devrimci Cumhuriyet takvimi var.

………….

Uydurulmuş tarihlere örnek çok. ABD’de şükran günü (Thanksgiving) bu ülkede yaşayan, her dilden ve dinden insanı biraraya getiren en büyük tatil. Kutlanan, beyaz adamlarla kızılderililerin hasat kalktıktan sonra sofra kurmaları. Unutturulan, Kuzey ve Güney Amerika’da en son 40 milyon kızılderilinin, kırım ve katliamlarda, 10 miyona inmiş olması.

Kızılderili tarihi anlamsızlaştırılarak da unuturulmuş. Kızılderili isimlerine verilen yeni anlamlarla, anlamları anlamsızlaştırılmış. Soykırıma uğratılan Cherokeeler otomobil markası; Iroquisları tek bir devlette birleştiren Hiawatha, Boğaz’da seyreden ABD başkonsolosunun teknesi; Irak işgali öncesi Mezopotamya’yı yerle bir eden ABD füzeleri, Tomahawk; askeri helikopterleri Apache; beyazların Boston dediği Shawmut, banka. Yahudi soykırımından sonra Almanların otomobillerine, sürat teknelerine, süs köpeklerine, bankalarına, Yahudi isimleri verdiklerini düşünebiliyor musunuz?

………….

Hangi ulusun, hangi topluluğun tarihini deşersek deşelim, ulusal masallarında kuruluş öykülerinin günün koşullarına göre uydurulduğunu, değişen gerçeklere göre tarihlerine çeki düzen verip geçmişlerini algılamalarını değiştirmelerinin, şaşırtıcı değil sıradan olduğunu görürüz.”

Gündüz Vassaf, Tarihi Yargılıyorum

Şüphe etmeyi öğrenmemiz çok önemli. Sadece tarih için değil her konuda öğretilenlerin, dikte edilenlerin doğruluğundan şüphe etmemizin gerekliliğini anlatmaya dahi gerek duymuyorum. Başkalarının benimsediği, düşündüğü bilgi yığınlarını kafamıza sokmasını, onların resmettiği bir dünyayı görmemizin bize ne kattığını ya da ne katmadığını anlamamızda yardımcı olacak böyle güzel kaynakların bulunmasını ve bunları sizlerle paylaşmaktan dolayı haz alıyorum. Ama unutmamak gereken bir şey daha var. Önerdiğim bu kitapta bile eleştirilecek, araştırılması gerekecek husus çok. Eleştirmek ve araştırmak bilgiye ulaşmamızdaki ilk basamak değil mi?

 

  • Buzla
  • StumbleUpon
  • Technorati
  • del.icio.us
  • TwitThis
  • Facebook
  • Digg
  • Blogosphere News
  • E-mail this story to a friend!
Etiketler: , , , , , ,

Mikroskop altında kar tanesi

17 Kasım 2007 | Yorum Yok | Kategori: Tüylüsolucan

snowflake_1.jpg 

  • Buzla
  • StumbleUpon
  • Technorati
  • del.icio.us
  • TwitThis
  • Facebook
  • Digg
  • Blogosphere News
  • E-mail this story to a friend!
Etiketler: , , , ,
BZCVHR: Geri 1 2 3 ...33 34 35 36 37 ...60 61 62 İleri
data (Yanlış), veri (Türkçesi)

dilimdilim