Re(n)klam

Reklamcılar zehir gibiler maşallah. Kitleyi nasıl avuçlarının içine alacaklarını biliyorlar. Elbiseyi tersten giydirirler de giyen kişi kendini ademoğlunun sultanı sanır.

Televizyon denen o kitlesel prangayı, o kaka şeyi izlemediğimi hep söylerim. Kırk yılda bir bakınırım. Onda da reklamları izlemek daha eğlenceli benim için. En son bir bebek mamasının reklamını denk geldim. Bebeklerin en tatlı ve eğlenceli hallerini koymuşlar. Arkada da Queen’den “we are the champions” çalıyor. Ve anne-babaların gururlanacağı bir iki lakırtı. Mamanın tanıtımından ziyade insanların hoşuna gidecekleri öncelikle göze soktuktan sonra “bak velediniz bunu yerse burdaki çocuklar gibi olur” nokta mesajını verip olayı bağlıyorlar. Başarılı bir reklam olmuş.

İlgili reklamın videosunu buraya koymak istemedim. Çünkü blogumda çok video olmasını sevmiyorum. Merak edenler buradan bakabilir.

  • bodytext
  • StumbleUpon
  • Technorati
  • del.icio.us
  • TwitThis
  • Facebook
  • E-mail this story to a friend!

İnikas kapanmış…

Müdavimi olduğum Candan Hanım’ ın bloguna mahkeme kararı neticesinde erişim yasağı konmuş. İki gün ziyaretine gidemedik neler olmuş? Acaba yorumlarda mı bir vukuat oldu? Sitesinde sürekli yorum yapanların blogu da aynı işlemi görmüş. Umarım Candan Hanım gelir de olayı bize enine boyuna anlatır buradan. İnternet özgürlüğünün bir örneği daha işte. Neyse kendisine ve diğer arkadaşlara geçmiş olsun dileklerimi yolluyorum, umarım yakın bir zamanda tekrar kendisine erişim yapabiliriz. 

 ELCEVAP: OLAYIN SEBEBİ ANLAŞILMIŞTIR..

  • bodytext
  • StumbleUpon
  • Technorati
  • del.icio.us
  • TwitThis
  • Facebook
  • E-mail this story to a friend!

Lise zamanlarında kendi paramla aldığım ilk kaset Moğollara aitti. Kendilerini ve müziklerini çok severim. Birkaç hafta önce yine konserlerindeydim. Ağzım kulaklarımda temaşa ettim. Yine serotonin salgıladım.

Biraz önce sitelerinde gördüğüm bir haberi burada sizlerle paylaşmak istedim. Haber eski ama, benim gibi duymayan insan çoktur ne de olsa..

1970 yılında Moğollar tarafından kaydedilen “Garip Çoban” adlı şarkı dünya televizyonlarında “This is Living (Yaşamak budur)” adıyla yayınlanacak (yayınlanan)  Playstation 3 tanıtım reklamının ana müziği olarak seçilmiş. Kısa film tadındaki reklam filminde gerçek dünya ile sanal dünya arasında gidip gelen karakterler anlatılmış. İlginç bir tanıtım reklamı olmuş, üstüne üstlük fon müziği de “Garip Çoban”.

İzleyelim..

  • bodytext
  • StumbleUpon
  • Technorati
  • del.icio.us
  • TwitThis
  • Facebook
  • E-mail this story to a friend!

blue-footed-booby.jpg 

Blue-footed booby

Bir gün Galapagos Adaları’na yolum düşerse ilk görmek istediğim şey bu aptal hayvanlar. Aptal dediğime bakmayın sadece isimlerinde aptallık var. “Booby” İspanyolca’dan geliyormuş ve kökeni “bobo” demek. “Bobo” da “aptal ahbap-arkadaş” anlamına geliyormuş.

Bu kuşların ilginç bir avlanma yöntemi var. Çok yükseğe çıkıyor ve mermi gibi suya dalıyorlar. Yeterince derine daldıktan sonra, yüzeye çıkarken de avlanıyorlarmış. Erkek boobylerin, dişilerini etkileyebilmek için kanatlarını açıp, mavi ayaklarını yere vurarak dans edercesine gösteriş yapmaları ise görülmeye değer. Burada videolarını bulabilirsiniz..

Kaynak: livescience-wikipedia

  • bodytext
  • StumbleUpon
  • Technorati
  • del.icio.us
  • TwitThis
  • Facebook
  • E-mail this story to a friend!

Yobaz metalci olarak geçirdiğim yıllara bazen gıcık oluyorum. Bir çok ezgiyi ve sanatçıyı kulaklarımla çok geç tanıştırdım bu yüzden. Aşırı sert müzikten sonra, öncelikle etnik müziklere giriş izni verdim. Kulaklarım anlam veremedi başlarda. İbranice şarkılar, küba ezgileri vs. Bir güzel ziyafet çektim onlara. Daha sonra klasik müziğin içine bir daldım nefessiz kalırcasına. Wagner’dir, Mozart’dır, Mendelssohn’dur vs. dir odamın duvarlarından çarparak kulaklarımdan içeri girdi. 

Saç şekillerine önceleri çok güldüğüm, ”yellow submarine” diye şarkı mı olurmuş dediğim bir grup dinledim bir zaman sonra. İnanılmaz şarkılar, sözler.. Bunu keşfettiğim anda anladım… Bu da benim müzik serüvenim ve gelişimimdi.

Metal müzik hala bangır bangır dinliyorum, etnik ve klasik müzikte keza öyle.. Ve tabi ki onları da..

 ~ The Beatles ~

beatles.jpg

Onlar hakkında söylenecek çok söz var ama buna sayfalar kifayetsiz kalır. Birazdan sizi “hey jude”‘un klibiyle başbaşa bırakacağım. Ondan dolayı şarkının hikayesini anlatmam kafi gelir herhalde.

“Hey Jude” Paul McCartney tarafından yazılmış. Şarkının adı ilk önce “Hey Jules” imiş. Paul McCartney, şarkıyı ilk eşinden boşanan John Lennon’un, bu evlilikten olan oğlu Julian’ı neşelendirmek için yazmış. Çünkü John Lennon o dönemde çocuğuyla ilgilen(e)miyormuş. Ama şarkının sözlerine bakılırsa, hepsinin Julian ile alakalı olduğu meçhul. Zaten bir çok kişi şarkının bizzat John Lennon’ a ithafen yazıldığı kanısında.

Velhasıl klibimize geçme zamanı geldi. Videonun sonundaki insan manzaralarına dikkat!

 

  • bodytext
  • StumbleUpon
  • Technorati
  • del.icio.us
  • TwitThis
  • Facebook
  • E-mail this story to a friend!


Copyright © buzcevheri.com 2007-08 WordPress'in desteğiyle. Ayrıca, çamasır suyu ile yıkanmış skD Theme kullanılmıştır.