Çocukluğumda siyah beyaz ekranda izlediğimde beni etkileyen bir filmdi Papillon. Kelepir Dvd film satın almak için gezindiğim bir vakit, raftan bana el salladı. “Beni hatırladın mı?” Hemen tanıdım onu kapağındaki resimden, oysa ki adını bile bilmiyordum. Elimdekileri bırakıp onu aldım. Eve geldiğim gibi başladım izlemeye. Herşey çok güzeldi, üstelik bu sefer renkliydi.

1973 yapımı filmi Franklin J. Schaffner yönetmiş. Oyuncular Henri Charriere (Papillon) rolünde Steve McQueen ve kalın camlı yuvarlak gözlükleriyle Louis Dega rolünde Dustin Hoffman. Henri Charriere’in hayatından uyarlanan film de oyunculuklar tam anlamıyla nefes kesiyor. Suçsuz bir kürek mahkumunun özgürlüğü için yaptığı kaçma girişimlerini ve dostluğu anlatıyor. Kesinlikle izlenmesi gereken bir film. Kitabının ise daha müthiş olduğunu duydum.
(Beni Papillon kadar etkileyen bir film daha var ki; o da “Esaretin Bedeli” olarak bildiğimiz “Shawshank Redemption.”)













kitabı harbiden süperdir. bir günde bitirmiş, tekrar okumuştum. filmi seyrettiğimde hiç öyle hayâl kırıklığı falan yaşamadım ama. genellikle olur ya.. steve mc’queen zâten adamımdır, charriere rolüne de pek yakışmıştı. olsa da seyretsem yeniden..
Yorum candan tarafından — 26 Temmuz 2007 @ 18:58
kitabı lisedeyken okumuştum. çok etkilenmiştim. filmini izleme fırsatım olmadı, bu saatten sonrada izlemek için bir buçuk saatimin dakikalarını arka arkaya denkleştirmem lazım.
Yorum özlem aksöz tarafından — 23 Kasım 2007 @ 18:06