Pazar sabahı
Bir önceki gün kuzenimin nişan merasimindeydim. Böyle ortamlardan nefret eden, aşırı bunalan biriyim. Onun yerine, bulunduğum ortamdan uzaklaşıp, kendimi dışarılara atarım. Tanıyıp tanımadığım birçok insana sahte gülümseler atmak, saçma sapan bir geleneğin neticesinde bir salona tıkılmış insanların arasında olmak, “Bu da benim avukat oğlum” gibi yaftalanarak milletin önüne atılmak, onların saçma sapan sorularına maruz bırakılmak.. Ya daha ben, sizin olayı anlatmadan sonucunu istediğiniz hukuki sorunlarınıza cevap verecek bir avukat falan olamadım. Zaten daha staj yapıyoruz anasını satayım. İşte bütün bunların yerine, kendimi dışarı atıp oynayan çocukları gözlemlemek daha eğlenceliydi. Zehir gibiler maşallah.

Bu arada babamın kamerayı fotoğraf makinesi olarak görüp, karşısında flaşın yanmasını beklemesini, hatta bizi de zorla bekletmesini de söylemeden geçemeyeceğim. =)
-La oğlum kıpırdama çeksin..
Merasim nedeniyle aşırı sevilmiş olan beynimi güzel bir uykuyla rahatlatmak istedim. Öyle de yaptım. Ta ki babamın işten gelip en güzide küfürlerini ortalığa savurmasına kadar. Yok birileri apartmana çöpünün suyunu akıtmış, yok birisi izmarit atmış.. Teheyyy… Yöneticiliği verse de, biz de rahatlasak diyeceğim ama, 57 yaşındaki babam günde 57 kez birşeylere sallamazsa rahatlayamaz. Hem ben babamı küfürleriyle birlikte seviyorum.
Sabah gazetelerini okuduğum sırada bilgisayarda oyun oynayan babam, oyundaki hakkını kaybetmesine neden olarak diğer odadaki beni suçlu gördü. ” A……. la senin yüzünden yine öldüm” diyerek beni beceriksizliğine kılıf yaptı. Penceremden gördüğüm kadarıyla şimdi de çetesini toplamış, siyasetin dibine vuruyor. Kendisi yaşlandıkça iyice bir yaramazlaştı. Arkadaşlarıyla internet site adresleri takasına başladı. =) Ben de bilgisayarıma virüs nereden bulaşıyor diye kara kara düşünüyordum. =) Geçenlerde “bana site kursana” dedi. ”Baba ne sitesi? Ne yapacaksın sen siteyi?” diye sorduğumda anladım ki onun siteden kastı arkadaşında gördüğü “messenger” imiş. Anlayacağınız babam msn adresi istiyor. =)
Hiç sevmememe rağmen dün gece ağzıma attığım o patlamış mısıra lanet olsun. O kabuk gibi şeyi küçük dilimin oralarda bir yerde yapıştı kaldı. Diş fırçala, su iç kar etmedi. Ağzımda sivilce çıkmış gibi birşey anasını satayım. Vallahi nasıl rahatsız ediyor, hiç sormayın.
Lcd monitörler mi çok tozlanıyor, yoksa yeni diye ben mi pimpirikleniyorum bilmem ama monitörün kendi ambalajından (hani şu beyaz süngerimsi hafif şey) toz alma aparatı yaptım. Çok işime yarıyor.

-TOZAT 2000-
“Tozları monitörünüzden atın.”
Aslında sürücü eğitimi-motor kısmına çalışmak için oturduğum Pc başında bunları yazarken buldum. Last.fm de Skid row‘dan 18 and Life çalarken ben yayınla butonuna basıyorum.























10 Şubat 2008 saat 18:17
Allah tamamına erdirsin.
Şarkıda harikaymış bu arada hemen açıyorum.
11 Şubat 2008 saat 02:00
tozat güzelmiş. yoğun da bir gün olmuş. an itibari ile sitenin tasarımı ile uğraşıyorsun. Farkettim. Kolay gelsin. Alt taraf üste güzel gitmemiş ama.. Yarın ikinci dönemimin ilk günü. Uykuya dalmadan geldim.
…
12 Şubat 2008 saat 13:48
söylenecek çok şey var ama vaktim yok… bir tek şu en tepedeki bağıran insanları kaldır yeter be buzcevheri kardeşim çok itici geldi bana yaw… gençken olur böyle şeyler ama asilikten, isyandan çok bunalım geçiren tiplerin bağırması gibi kötü görünüyor gözüme… sitenin eski hali güzeldi… en alttaki flütlü adam ve çocuklar çok hoşuma gidiyor onları kaldırırsan bozuşuruz bak ona göre
22 Şubat 2008 saat 19:24
@ONALTIKIRKALTI
=)
Kaldırdım o öcüleri yerine koydum bu cicileri. Daha da çocukca olsun.