![]()
Soğuk suların üzerinden esip gelen rüzgarın sıcaklığı bu. Ama bunu hissedebilecek bir adam değil o.
Bellki de hiç olmayacağını düşündüğü bir takım duyguları yaşayan bir beyinin dipsiz çelişkilerinde kalmış bir adam. Olabildiğince cesur ama, bedeni kök salmış tanıdık el topraklarına. Alnına bir yerlerden kaynağı olmayan bir ışık vuruyor. Gözlerinde otuz dakikalık uykunun uykusuzluğu var. Sahibesinin kırbacının şaklamasını seviyor artık. Köle olmayı sahibesinden dolayı seviyor. Kırbacın sırtına attığı her desene, her parafa “guernica” ve aşağı yukarı inen ellere “sevi” diyor. Ne söylediğinin farkındalığında herhalde ki değer biçiyor. Oysa ki bembeyaz bir siluetti gördüğü. Ağız kısmında bir çift kızıl kor vardı. Ufak tefek ateş parçacıkları uçuşuyordu her lafzından. Bazen aralarına mısralar koyuyor birbirine uyaklı, bazen simli rüyalar. Daha başaran olmamış, iyice harlanmış kor parçasını söndüren… Kor parçasıyla sönen.
Belki de yitik anlarımın kasveti bu üzerime çöken. Belki de ne adam var ne köle? Sadece her dem bir dize..













O kadar güzeI yazıImış ki. KeIimeIer yetmiyor sanki.
Bir çırpınış bırakıyor gözIerde; ten oIuyor aI aI öyIe bir şey okurken sanki..
iIhamın bitmesin.
Yorum Haziran insanları tarafından — 23 Ocak 2008 @ 00:27