The air I breathe
“Hep merak etmişimdir, bir kelebek o güvenli kozasını terk ettiğinde ne kadar güzelleştiğinin farkında mıdır? Yoksa kendini hala bir tırtıl gibi mi görür?”
Yukarıdaki cümle geçenlerde izleme fırsatı bulduğum “The air I breath” adlı filmin başlangıcında geçiyor. Yine filmin başında geçen şu cümlelerle de filme güzel motive ediliyorsunuz:
Çocukken mutlu bir hayatın sırrını biliyordum.
Kuralına göre oyna; okulda sıkı çalış..
Ve eğer okulda sıkı çalışırsan, ödülün daha fazla okuldur.
Ve daha fazla okuldan sonra, hayat sana sunabileceğinin en iyisini sunar.
Bir iş, para ve bir gelecek…
Daha fazlası için yapılan sonsuz bir kovalamaca.
Burası yaşadığım yer.
Benim mutlu hayatım…
Cümle bittiğinde karşınızda gözüken pek de mutlu gözükmeyen bir insan. (Forest Whitaker) Etrafında da koşuşturan insanlar.

Filmde ayrı ayrı insanların hayatlarına dair hikayeler anlatılmakta. Her bir hikaye farklı bir duygu başlığı altında anlatılmış. Mutluluk, haz, keder ve aşk.. Ve elbette senaryo gereği hepsi bir yerde kesişiyor. Bu nitelikteki filmlerin klişeleştiğini düşünüyor olsanız dahi oyunculuklar için yine de izlenebilir. Filmin oyuncu kadrosu şöyle:
Kevin Bacon, Forest Whitaker, Andy Garcia, Sarah Michelle Gellar, Brendan Fraser, Julie Delpy, Emile Hirsch
Forest Whitaker’ın oyunculuğu mükemmel, Brendan Fraser’ı ise ilk kez böyle ciddi bir rolde gördüm. Andy amcamız deseniz bu işi yalayıp yutanlardan. İzlediğinize pişman olmayacağınız ufak sürprizlerle sizi şaşırtacağını düşündüğüm filmlerden. (yükleyin katıra)














