Konum > Anasayfa /

| RSS

Don Kişot’un yazarı Cervantes

12 Aralık 2007 | 4 Yorum | Kategori: Tüylüsolucan

Bugün gazeteyi okurken Cervantes üzerine bir yazı gözüme çarptı. Malumunuz “Cervantes” yel değirmenlerine karşı atı “Rocinante” üzerinde savaşan asilzade şövalye ”Don Kişot”u anlatan dünyanın en önemli klasiklerinden biri olan romanın yazarı. “Don Kişot” hakkında herkesin bir bilgisi vardır. Ama Cervantes’in, İspanya’nın bu en meşhur yazarının 1571 yılında Osmanlı’nın yenilgisiyle sonuçlanan İnebahtı savaşına katıldığından, savaşta sol elini kaybettiğini duymuş muydunuz? Ben de bugün bilgilendim.

Haberi okuduğum gazeteden değil ama başka bir gazetenin yazarından, tarihçi-yazar Murat Bardakçı’nın kaleminden bu konuya ilişkin yazılmış yazıyı sizlere aktarmak istedim. Belki benim gibi bilgilenmek isteyenler vardır.

don_quijote.jpg

“1547′de doğan Cervantes bir doktorun oğlu idi. Baba Rodrigo Cervantes soylu olduğunu iddia ediyordu ama zengin değildi. Yedi çocuklu bir ailenin dördüncü çocuğu olarak doğan Miguel de Cervantes’in hayatı, babasının alacaklılarından kaçmak için ailesi ile beraber şehirden şehire dolaşmakla geçti. Sevilla’da bir Cizvit okulunda okuduktan sonra Madrid’de üniversiteye gitti ama kavgada bir arkadaşını yaralayınca hayatının seyri değişti. Hakkında tutuklama kararı çıkartılınca da 1569′da İtalya’ya kaçtı.

Bu sırada Papa Beşinci Pius, Osmanlı Devleti’ne karşı yeni bir Haçlı Seferi düzenlemekle meşguldü. Bu iş için bir donanma hazırlandı ve gemiler Osmanlılar’ın elinde bulunam Kıbrıs’ı geri almak için yola çıktılar. Donanmadaki askerler arasında İtalya’da bulunan genç Cervantes de vardı ve İspanyol gemisi Marquesa ile kaderinden habersiz, Hristiyanlık aşkıyla Türkler’e karşı savaşa gitmekteydi.

Haçlı donanması, 7 Ekim 1571′de Yunanistan’ın Patrai körfezinde Türkler’in ‘İnebahtı’, Avrupalılar’ın ‘Lepanto’ dedikleri yerde Osmanlı donanması ile karşılaştı. Savaş birkaç saat sürdü ve Kapdan-ı Derya Müezzinzade Ali Paşa’nın hatası neticesinde Osmanlı donanması tamamen yokedildi. Savaşa Cervantes de büyük bir heyecanla katılmış ama göğsüne iki kurşun yemiş, sol elini de bir gülle götürmüştü. Bu yüzden ileride ‘El Manco de Lepanto’, yani ‘İnebahtı’nın sakatı’ diye anılacaktı.

Cervantes’in talihsizliği kolunu kaybetmekle bitmedi.

1575′te Akdeniz’de yine bir İspanyol gemisindeyken Türk korsanlar tarafından esir alındı ve Cezayir’de köle olarak satıldı. Defalarca kaçmaya çalıştı ama her defasında yakalandı ve zindana atılıp zincire vuruldu. Yine köle olarak İstanbul’a gönderilmek üzereyken ailesi kilisenin de desteğiyle toplanan fidyesini gönderdi ve Miguel özgürlüğüne kavuştu. Beş yıl Cezayir’de esir kalan Cervantes bu sırada Türk ve İslam kültürlerini yakından tanımış, Türkçe’yi de öğrenmişti. Esaret hayatı ve buradaki öğrendiklerinin tesirleri daha sonra yazacağı eserlerinde görülecekti.

Esaretten kurtulup ülkesine döndükten sonra 1585′te evlendi. İş bulamadığı için yazarlığa başladı ve ilk kitabını da evlendiği sene yayınladı. Ama geçim sıkıntısı içindeydi. Karısını ve evini bırakıp gezici vergi memurluğu yapmaya başladı. 1587′de halktan topladığı vergiyi bir bankere kaptırınca, hapse girdi ve iki sene hapiste kaldı. Daha sonra yeniden hapse düştü ama bu defa fazla yatmadı, aklandı ve 1605′te tekrar devlet memuru oldu ve en önemli eseri Don Kişot’u yayınladı.

Cervantes, Don Kişot’tan önce de kitaplar yazmış ama başarılı olamamıştı ama Don Kişot sayesinde sadece İspanya’da değil bütün Avrupa’da zirveye çıktı. Hatta, eserinin, o dönemde bile taklitleri yayınlandı. Cervantes, Don Kişot’un ikinci cildini henüz yazmadan isimsiz bir yazar sahte bir ikinci cilt yayınlayıverdi ama asıl yazar kitabın devamını ancak on sene sonra kaleme alabilecekti. 22 Nisan 1616′da Madrid’de öldüğünde artık şöhretinin zirvesindeydi.

Bir elini kaybettiği İnebahtı Savaşı’nın ve Cezayir’de esir olarak geçirdiği beş yılın hatıraları, Cervantes’in bütün eserlerini derinden etkiledi. Anlayacağınız, İnebahtı’da bıraktığı sol eli, ona dünya çapında ve asırlar boyunca devam edecek bir şöhret kazandırmıştı.”

Murat Bardakçı-Hürriyet-10.11.2003

 

Etiketler: , , , , , , ,
ekstra (Yanlış), fazladan (Türkçesi)

dilimdilim