Konum > Anasayfa /

| RSS

Günceleme

02 Aralık 2008 | 12 Yorum | Kategori: Sav

Hani noktaları birleştirmeli bulmacalar var ya, işte  onun dövmesini yaptırmış şu kadın. Ne kadar da sıkıcı. Bir kere çözdün mü bitti zevki. :P İnsan daha gizemli bir şey yaptırır. Mesela sadece “HİÇ” yazdırsa bile daha etkileyici olurdu. Komik lan bu?

-o-

“…

Sokrates iki bin yıl önce, ‘Kendini tanı’ demişti. Kendimizi tanıdıkça başkalarını tanımaz, başkalarını küçümser, dışlar olduk. Başkalarına karşı olduğumuzu göstermek anlamında ‘biz’ olmayı tanımlarken ipin ucunu kaçırdık. ‘Biz erkekler’, ‘Biz kadınlar’, ‘Biz müslümanlar’, ‘Biz aydınlar’, ‘Biz Amerikalılar’ diye kendimizi tanımlarken hepimizin ‘BİZ’ olduğunu unuttuk.

…”

Başucu kitaplarımdan olan, sevdiğim saydığım insan Gündüz Vassaf‘ın Tarihi Yargılıyorum kitabında geçen bu cümleler, benim futbol ve siyasetten nefret etme nedenlerimi özetliyor. Kutuplaştırıp, birbirine düşüren her şeyden nefret ediyorum.

-o-

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Sinirli ve huysuzum

09 Kasım 2008 | 5 Yorum | Kategori: Sav

Oysaki gece 5:00 sularında ne kadar mutlu uyumuştum. Yatmadan evvel Frank Capra‘nın 1946 yapımı “It’s a Wonderful Life” (Şahane Hayat) adlı şaheserini izlemiştim. Film sihriyle insanda serotonin bombardımanına neden olan ender filmlerden. Tek kelimeyle muhteşem bir mutluluk reçetesi. Hayata daha ılımlı bakmanızı sağlayacak bir başyapıt.

Ama uyandıktan sonra noldu da böyle sinir küpü kıvamına geldim? Gamlı baykuşum pörtlek gözlü biricik arkadaşım öCü‘nün e-postası sinirlerimi bozuldu. Neymiş efendim site IE6 da içi geçmiş bir halde gözüküyormuş. Kontrol ettiğimde onun ne kadar da haklı olduğunu gördüm. Hem sadece IE6′da değil IE8′de de öyle.

(Bu arada web sitenizin farklı tarayıcılarda nasıl gözüktüğüne bakmak için şuraya zıplayabilirsiniz.)

Malumunuz IE6 windows kurulumu ile birlikte kurulan en adi, en şerefsiz tarayıcıdır. Bir halta yaramadığı gibi web sitesi olanlara, web geliştiricilerine sürekli sorun yaratan bir baş belasıdır. Microsof WindowsXp SP3 güncelleştirmesiyle bunun önüne geçebilirdi ama onu da yapmadı. Zaten o da tarayıcısı gibi şerefsizin teki. O değil de dünyanın yarısına yakını hala IE6 kullanıyor o da ayrı bir sorun. Bir insan neden güncelleştirme yapmaz yahu? Kalas gibi IE6 kullanılır mı? Bunun IE7’si var, Firefox’u, Opera’sı, Chrome’u var.. Varoğlu var..

Tam tema değiştiriyorum, onu sindiriyorum, seviyorum derken böyle angutluklar çıkıyor. Bir ara fırsat bulursam düzeltmeye çalışacağım. Düzelmezse tekrar tema değiştirmekten başka çarem yok gibi.

Etiketler: , , , , , , , , , ,

Kılavuzu karga olanın..

27 Eylül 2008 | 10 Yorum | Kategori: Tüylüsolucan

Burnu çoktan düşmeyenlere kılavuz olan kargadan emir kipleriyle bezeli, yaptırmalı ettirmeli liste..

  • Beirut‘u bulun, indirin, alın, çalın ve mp3 çalarınıza yükleyin. Daha sonra sicim gibi yağan yağmurun altında dinleyerek ıslanın. Mp3 çalarınız yoksa veya Beirut’u tedarik edemediyseniz sadece ıslanın; bünyeye faydalı. Yağmur yağmıyorsa o zaman farzedin.
    (MimiWonka’nın da sevdiceğidir.) 

Beirut - Prenzlaurberg

Audio clip: Adobe Flash Player (version 9 or above) is required to play this audio clip. Download the latest version here. You also need to have JavaScript enabled in your browser.

(video klip)

Etiketler: , , , , , , , , , , ,

The Fall [büyülü bir şey]

22 Eylül 2008 | 12 Yorum | Kategori: Tüylüsolucan

Ne kadar yoğun günler geçirdiğime dair mazaretimi bir önceki yazımda söylediğim için çeperini genişleterek tekrar etmeyeceğim. Ama iki arada bir derede izlediğim büyüleyici filmi yazmadan da edemedim. Tarsem Singh denen bir adam yıllar önce The Cell (Hücre) adında bir film çekmişti. Hatta filmde Jennifer Lopez de başrolde oynamıştı. Filmdeki  muazzam gerçek üstü görsel sahneler gözlerimi büyülemişti. Lakin bu güzelim sahneler, filmin gereksiz gördüğüm polisiye yapısı altında yitip gitmişti. Zat-ı muhterem bu filmi çektikten (2000) yıllar sonra The Fall adındaki masalımsı şaheseri çekmiş (2006). David Fincher ve Spike Jonze ise filmi finanse etmişler. (İyi ki de etmişler.) Film rengarenk çiçeklerle dolu bir bahçeden havalanan gözü yaşlı zümrüdüanka kuşu tadında. Bu nasıl benzetme demeyin filmi izleyin anlarsınız.

Etiketler: , , , , , ,

Anamorph

07 Eylül 2008 | 8 Yorum | Kategori: Tüylüsolucan

VHS videodan Platoon‘u (müfreze) izlediğim zamanı  hatırlıyorum da.. Ne kadar da etkilenmiştim o filmden. Onlarca Vietkonglu askerin, arkasından ateş ederek kevgire çevirdiği sahnede koşmaya devam eden adamın Dafoe olduğunu çok sonraları öğrendim. Kemiksi yüz hatları ve harika ses tonuyla Willem Dafoe sevdiğim saydığım bir aktördür. Biraz önce başrolünde oynadığı Anamorph adlı filmi izledim. Polisiye/gerilim tadındaki 2007 yapımı film, belli bir açıdan bakılmadıkça bozuk ve çarpık gözüken; uygun açıdan veya ayna ve lens kullanılarak bakıldığında  ana resme gizlenmiş başka bir görüntünün belirdiği resim türü olan anamorphosis baz alınarak işlenmiş bir senaryoya sahip. Katilimiz, kurbanlarının vücudunu kullanarak buna benzer görüntüler (gizli görüntüler) oluşturuyor falan filan.

Filmdeki flashback sahnelerde kullanılan efektleri de çok beğendim. Alışılmışın dışında farklı bir tadı vardı. Ayrıca filmin atmosferinden olsa gerek, Hollywood yapımından çok İngiliz yapımı bir film tadı aldım.

İyi işlenmiş olsa Se7en tadında bir film olacağı şüphe götürmez olan filmin, temposu bir hayli yavan kalmış. Kurbanların anamorphik görüntülerinin ve Dafoe gibi bir oyuncunun  yeteceğini düşünen yönetmen kolaya kaçmış.  Filmin çok daha iyi olabileceğini düşündüğümden, böyle bir hikayeyi piç eden yönetmen Henry Miller’a sevgilerimi yolluyor, Bülent Ersoy tarafından düzüldüğü kabuslar görmesini temenni ediyorum. 

Bu eleştirilere rağmen: (Denk gelirse) Filmi izleyin.
IMDB Sayfası
Filmin Trailer Videosu

 

Yazıyla Alakasız Yazı:

Yer yer bahsettiğim kaçık komşularımız bunaltmaya devam ediyorlar efendim. Sevmediğim komşuların alayı birleşerek Voltron’ı oluşturdular. Gecenin 24:00′ü falan demeden toplaşıp darbuka çalıyor ve hatta zil takıp oynuyorlar. Ve bunu üst üste iki gecedir yapıyorlar. Abartmıyor ve şaka falan da yapmıyorum. Mahalleli şaşkınlıkla balkonlarından sarkıp, bu sirk hayvanlarını ağızları açık seyrediyor. Benimse sinir katsayım artarken, bu lavuklara çatmama sabrım düşüyor. 

Bıktım bu binadan ve mahalleden. Allahım, kurtar beni şu hayvanatların zulmünden.

Amin.

Etiketler: , , , , , ,

Whiteboard Music

09 Temmuz 2008 | 10 Yorum | Kategori: izlencekşey

Etiketler: , , , , , , , , ,
BZCVHR: 1 2 3 4 İleri
çenber (Yanlış), çember (Doğru)

dilimdilim