Akça pakça lamasıyla Pudra Hanım, Buzcevheri ili hakanına bir mim yollamış. Demiş;
“Bre tiz elden bana saygı duyduğun üç hatun hakkında yazı yazasın. Sonra da aynı şeyi başka ademlerden de isteyesin.”
Buzcevheri de oturup hemen söylemiş, görelim beyim ne söylemiş:
Girizgahı burada noktaladıktan sonra mim konumuz olan saygı duyduğum üç hanımefendiye.. Yakın çevremdeki bayanları hesaba katmayarak düşünüyorum ve de saygı duymaya, beğenmeyi de ekliyorum.
BAYAN 1: Bu nitelikteki ilk hanımefendi, Audrey Hepburn‘dür. Oynadığı sayısız filmi kenara koysak bile, sadece güzelliğiyle bile bu mim konusunda olmayı hakediyor. Ve tanrı kadını yarattı..

BAYAN 2: İkinci leydimiz Tony Gatlif‘in yönettiği Gadjo Dilo adlı filmde oynayan ve beni benden alan Rona Hartner‘ın ta kendisidir. Kadın dediğin “böyle olur, böyle olur, böyle olur” diyerek dizine vuracağımız memelilerden. O bir oyuncu, şarkıcı, dansçı, ressam ve müzisyendir. Yedi dil konuşabilen ve çok sayıda enstrüman çalabilen insanüstü bir varlıktır.

BAYAN 3: Ve son olarak Lale Mansur derim. Neden bilinmez onun ses tonuna ve konuşmasına aşığım. Bu arada kadının her yerinden dişilik akıyor. Bu da işin Freudsal bakış açısı kısmı. TRT’deki dizileri sırf o var diye izlerdim. “Amerikalı” adlı filmin bir bölümünde çakma Temel İçgüdü’nün çakma Sharon Stone’uydu. Kendisini seviyor ve sayıyorum.

Sıra sizde dediklerim:
Pitekantropus (Kendisi sinema üzerine yazdığı için, ona gönderilen mim konusu “saydığı, sevdiği üç aktris” olsun.)
Nahnu (Kendisi katılmak istemedi.)
Not: Şöyle bir ekleme yapmak istedim. İçeriği “saygı duyduğunuz, sevdiğiniz üç kadın” olsun da siz nasıl yazmak isterseniz öyle yazın. Mim şeklinde yazmak zorunda değilsiniz. Ya da herhangi birine yollamak..













1 ve 3 numaralı hatunları tanıyorum da 2 numaralıyı da sayende tanımış oldum. Acar hatunmuş hani
Yorum Recep Hilmi Tufan tarafından — 13 Nisan 2008 @ 15:20
Düzeltilmiştir.. Bu arada birileri yeni bir blog mu açmış ne? =) Hayırlı olsun recep kardeş..
Yorum Buzcevheri tarafından — 13 Nisan 2008 @ 15:59
derya alabora ve lale mansuru unuttuğum için kendimden utandım
Yorum pudra tarafından — 13 Nisan 2008 @ 18:34
[...] burada mim dağıtmış öteye beriye.Beni de serbest bırakmış saolsun.Çünkü mim olunca benim için [...]
Pingback « SineMâbed » » Sinema Hurileri tarafından — 14 Nisan 2008 @ 09:58
Ah Audrey ah!Breakfast at Tiffany’s de vurulmuştum güzelliğine…
Yorum Deli Profesör tarafından — 14 Nisan 2008 @ 16:55
blog küreye yine güzel bir mim konusu üretilmiş, ne iyi. bu arada, kenarda buzcevheri şarkısı söyleyen buzzy ne sevimli olmuş öyle (: tema’nın yeni hâlini yeni fark ettim de; böylesi daha ferah/iyi olmuş…
Yorum Lyn tarafından — 14 Nisan 2008 @ 17:31