Yeni temaya geçeli iki gün olmamışken başka bir temaya tepeden iniverdim. (Mecburen) Çok kısa hayatı olan eski tema için “öyle böyle” dediler, “vurun kahpeye” deyip atıverdim kenara. Hani “yılan” oyunu falan da koymuştum ya en çok ona üzüldüm. Git gide minimalizmin doruklarına çıkacağım sanırım. Neyse, bu kadar sade ve güzel tema bulabildiğim için şanslıyım.
Bunaldım bu tema ve kod işlerinden. Artık rahatça yazılarımı yazabilirim:
Geçen gün büronun sıcak ve basık atmosferi içerisinde günlük mizah gazetesi Posta‘nın haber başlıklarına göz atıyorum. Bir taraftan da Ali Abi (bizim katip) ile laflıyoruz:
-Bizim ortanca arabayı satalım diye tutturdu. Emektar Şahin’i satacakmışız da Tipo alacakmışız. Ulan biz köyde binecek eşeği zor buluyorduk, kerata olan arabayı beğenmiyor.
Kulağım Ali abide, gözlerimse bu ilginç gazetenin haberleri arasında beynime sürekli “Şaşır Ulan” komutları gönderiyor.
“İnsan külünden elmas yapılıyor..”
“İki ayağı üzerinde yürüyen maymun türü; evrim zincirinin kayıp halkası..”
“Batman eşcinsel, Şirinler sosyalist, Gargamel kapitalist, Superman kel ve kötü adam, Ten Ten nazi…”
“60 yaşında delikanlıyım, ama tabancam tutukluk yapıyor…”
-Eeee Ali Abi; alışveriş çılgınlığının doruklarda yaşandığı bir dönemdeyiz. Reklamcılar da çok başarılı, kitleyi yığınlar halinde itekliyorlar.
Cidden insanlar çıldırmış. Koca koca alışveriş merkezleri tıklım tıklım. “Eskimeden yenisini almalar”, “bu artık eskidi, yenisini almalar”,”işine yaramadığı halde almalar”,”evde dursun lazım olur diye almalar”,”yüz özelliğinden birini kullanabilmesine rağmen almalar.” Herkes kafayı yemiş.
Hatırlıyorum da kartondan elmalı, muzlu, kirazlı şapkaları kafamıza geçirip, evden getirdiğimiz yiyeceklerle ziyafet çektiğimiz yerli malları haftası diye kutladığımız, siyah önlüklü o ilkokul yıllarını.. Yerli mallarını kullanma, doğru ve bilinçli tüketim yapmak üzere bilgilendirildiğimiz, bilinçlendirildiğimiz hatta bu konu üzerine şiirler okuduğumuz o günleri.. O nesil nereye kayboldu?

Defterimizde boş sayfa kaldığında onu atmayıp, bir daha ki seneye kullanırdık. Kapladığımız defterin veya kitapların kaplarını bir gelen sene söker, yeni defter ve kitaplarımızı da bunlarla kaplardık. Bunları yokluktan veya cimrilikten yapmazdık. Doğrumuz buydu bizim. Hiç “oha” falan demeye, sanane lan köftehor insanlar paralarını istedikleri gibi harcar falan demeyin. Bu çılgın tüketim devam ettikçe, üretim de bir o kadar artacak. Üretim arttıkça da doğal kaynaklar tükenecek. Hem üretim hem de tüketim aşamasıyla meydana gelen çöplerle de bu koca dünyada içine z.çmadığımız, tükürmediğimiz delik kalmayacak?
-Öbür oğlan da bilgisayarı değiştirecekmiş sanırım, modelini mi ne yükseltecekmiş..
-Değiştirsin tabi Ali abi, değiştirsin… =)
“17 yaşındayım kuşuma uçmayı öğretemedim”
O ne be? ÇTONK..

















@deliprofesör Hocam bu sefer ki kahpeye vurmayacağım sanırım. @merve(mj) Vallahi yavaş yavaş ayar çekeceğim merveciğim, belki bunun bi tarafına da yılan oyunlu birşeyler ...
Ama ben diğer temayı göremedim.Nasıl birşeydi acaba çok merak ettim özellikle yılanlı şeyi.Ama hangi tema olursa olsun buzzzzcevherriiii ovalaaarrraaaa yaayıılırrr ...