
Malzemeler:
- Yeterince yorgun düşecek bir beden,
- Ayran,
- Alarm,
- 5 avuç dolusu soğuk su,
- Bir fincan ziftkarası kahve,
- Sigara,
- Mischa Maisky’nin “gavotte” adlı parçası,
- Sabah güneşi.
Yapılışı:
Bir gün öncesinden yeterince yorduğumuz bedenimizi ayranla ıslatarak kıvama getirdikten sonra, gözlerimiz pembeleşinceye kadar bekletiyoruz. Çünkü o beden alışmış hep güneş doğduktan sonra uyumaya. Yok öyle, bu sefer güneşi kahvemize şeker yapacağız. Nerde kalmıştık; ha yeterince pembeleşen gözlerimizi son olarak sabah 5:30′ a ayarlayacağımız alarmı kurmak için kullanıyoruz. Ve ağzımızdan süzülen salyamıza tutunup Alice harikalar diyarına doğru kayıyoruz. Velhasıl duyacağınız alarm ile, uyanmak istemeyen bir bedenle karşılaşırsanız yılmayın ve kalkın. İlk işimiz yüzümüze çarpacağımız 5 avuç dolusu soğuk suya doğru yalpalamak olacak. Daha sonra kendine gelen vücudumuzu mutfağa götürüyoruz. Kendimize şöyle koyu bir kahve yapıyoruz en makbulunden. Ardından kesinlikle daha önceden bulup edindiğimiz Mischa Maisky ve Pavel Gililol’ un “gavotte”sini fon müziği yapıyoruz. Bir elimizde kahvemiz diğerinde sigaramız, teras varsa terasa, olmadı balkona, o da olmadı binaların manzaranızın içine ettiği pencere önüne geçiyoruz.
Şimdi yapmanız gereken şu; sabahın temiz havasını ciğerlerinize gönderin. Ardından bir yudum kahve ve sigaranızdan bir fırt. Gözlerinizi kapatın biraz sonra kuşlar ayine başlayacak hep bir ağızdan. Bırakın güneş yükselsin.
kahveden bir yudum,
sigaradan bir fırt,
müzik esintisi,
kuş cıvıltısı..
Afiyet olsun…
illustrated by buzcevheri

















hımm, ne güzel hava ve koku...